Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
All that I want is to know undoubtedly
Tek istediğim, hiç şüphe duymadan bilmek
That you just have eyes for me
Gözünün benden başkasını görmediğini
Could you make it clear?
Bunu açıkça gösterebilir misin?
All that I want is to sit here silently
Tek istediğim burada sessizce oturmak
And watch movies on TV
Ve televizyonda film izlemek
What a shame, you're not here
Ne yazık, burada değilsin
Here to witness my devotion
Bağlılığıma tanık olmak için burada
And my endless well of needs
Ve içimdeki bitmeyen ihtiyaç kuyusuna
I'm an anchor in the ocean
Ben okyanustaki bir çapayım
You know I could never leave
Bilirsin, asla gidemem
So, I'm patient, you're learning
Bu yüzden sabırlıyım, sen öğreniyorsun
Pretend it's not hurting, oh, woah
Acıtmıyormuş gibi yapıyorum, oh, woah
'Cause they say it's a virtue
Çünkü bunun bir erdem olduğunu söylerler
To not let good love slip away
Güzel bir aşkın elinden kayıp gitmesine izin vermemek
So, I'm cool and forgiving
Bu yüzden sakinin ve affediciyim
I'll take what you're giving, oh, woah
Ne verirsen alırım, oh, woah
But nothing's quite enough
Ama hiçbir şey tam yetmiyor
When I know that to get it, I begged
Ona kavuşmak için yalvardığımı bilirken
Yeah, to get it, I begged
Yeah, ona kavuşmak için yalvardım
And I have this thought
Ve aklıma şu düşünce geliyor
When I lay in bed at night
Geceleri yatağa uzandığımda
That I feel trapped inside my life
Kendi hayatımın içinde kapana kısılmış gibiyim
Is that a normal thing
Bu normal bir şey mi?
To fight back the waves
Dalgalarına karşı koymak
Of a static lover's dread?
Yerinde sayan bir aşkın korkusunun?
I'm overwhelmed, I'm underfed
Bunaldım, sevgiye aç bırakıldım
And yet I still cling
Yine de hâlâ tutunuyorum
Cling to hope like snow on mountains
Dağlardaki kar gibi umuda tutunuyorum
Careless words melt it away
Düşüncesiz sözler onu eritip götürüyor
I'm a penny in a fountain
Ben dilek havuzundaki bir bozuk parayım
Just waiting on my luck to change
Sadece şansımın dönmesini bekleyen
So, I'm patient, you're learning
Bu yüzden sabırlıyım, sen öğreniyorsun
Pretend it's not hurting, oh, woah
Acıtmıyormuş gibi yapıyorum, oh, woah
'Cause they say it's a virtue
Çünkü bunun bir erdem olduğunu söylerler
To not let good love slip away
Güzel bir aşkın elinden kayıp gitmesine izin vermemek
So, I'm cool and forgiving
Bu yüzden sakinin ve affediciyim
I'll take what you're giving, oh, woah
Ne verirsen alırım, oh, woah
But nothing's quite enough
Ama hiçbir şey tam yetmiyor
When I know that to get it, I begged
Ona kavuşmak için yalvardığımı bilirken
Yeah, to get it, I begged
Yeah, ona kavuşmak için yalvardım
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!