Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
Wouldn't trade this holler for a stone cold million dollars
Bu kuytu vadimi peşin bir milyon dolara değişmem
My green all comes blue collar and I'm all good with that
Paramın hepsi alın terinden gelir, ben de bundan memnunum
This world's been changin' but these folks 'round here they ain't been
Dünya değişip duruyor ama buraların insanı değişmedi
They all still windshield wavin' when they slow rollin' past
Yavaşça geçerken hâlâ ön camın ardından selam verirler
We could live a little higher on the hog
Biraz daha bolluk içinde yaşayabilirdik
But I don't think that we'd be no better off
Ama halimiz daha iyi olurdu sanmıyorum
Not everybody got that spot out in the forty
Herkesin arka arazide böyle bir köşesi yok
Some ten point buck they shot hangin' like a velvet trophy
Vurduğu on çatallı bir geyik, kadife bir ganimet gibi asılı durmaz
Fridays in parkin' lots outside of somewhere holy
Cuma akşamları, kutsal bir yerin dışındaki otoparklarda geçmez
Not everybody likes this kinda life but we do, don't we
Herkes böyle bir hayatı sevmez ama biz severiz, değil mi?
Still workin' hard like my daddy told me
Hâlâ babamın öğrettiği gibi çok çalışıyorum
Still keep it low key, still ridin' high behind them low beams
Hâlâ sade yaşıyorum, hâlâ kısa farların ardında keyfim yerinde
If you don't know about this nowhere, you don't know me
Bu hiçliğin ortasını bilmiyorsan, beni de bilmiyorsun
Not everybody thinks we got it made but we do, don't we
Herkes keyfimizin yerinde olduğunu düşünmez ama öyle, değil mi?
It might be simple but these two lanes they're my temple, and that river rollin' gentle wash my worries away
Basit gelebilir ama bu iki şeritli yollar benim mabedim, usul usul akan o nehir de dertlerimi alıp götürür
I used to hate it but I travelled lots of pavement and there ain't no better places at the end of the day
Eskiden nefret ederdim ama çok yol gittim, günün sonunda buradan iyisi yok
So I pass the plate and thank the Lord he put me here
O yüzden bağış tabağı geçerken, beni buraya koyduğu için Tanrı'ya şükrederim
And pray that towns like mine don't ever disappear
Ve benimki gibi kasabalar hiç kaybolmasın diye dua ederim
Not everybody got that spot out in the forty
Herkesin arka arazide böyle bir köşesi yok
Some ten point buck they shot hangin' like a velvet trophy
Vurduğu on çatallı bir geyik, kadife bir ganimet gibi asılı durmaz
Fridays in parkin' lots outside of somewhere holy
Cuma akşamları, kutsal bir yerin dışındaki otoparklarda geçmez
Not everybody likes this kinda life but we do, don't we
Herkes böyle bir hayatı sevmez ama biz severiz, değil mi?
Still workin' hard like my daddy told me
Hâlâ babamın öğrettiği gibi çok çalışıyorum
Still keep it low key, still ridin' high behind them low beams
Hâlâ sade yaşıyorum, hâlâ kısa farların ardında keyfim yerinde
If you don't know about this nowhere, you don't know me
Bu hiçliğin ortasını bilmiyorsan, beni de bilmiyorsun
Not everybody thinks we got it made but we do, don't we
Herkes keyfimizin yerinde olduğunu düşünmez ama öyle, değil mi?
(Yeahhh)
(Yeahhh)
But we do, don't we
Ama biz öyleyiz, değil mi?
Not everybody takes off their hat, stands for the flag that them boys overseas got on their sleeves
Herkes şapkasını çıkarıp, denizaşırındaki o çocukların kollarında taşıdığı bayrak için ayağa kalkmaz
Not everybody dies where they're born, takes a field full of corn and turns it into whiskey, say it with me
Herkes doğduğu yerde ölmez, mısır dolu bir tarlayı viskiye çevirmez, benimle söyle
Yeah we do, don't we
Yeah, biz yaparız, değil mi?
Not everybody got that spot out in the forty
Herkesin arka arazide böyle bir köşesi yok
Some ten point buck they shot hangin' like a velvet trophy
Vurduğu on çatallı bir geyik, kadife bir ganimet gibi asılı durmaz
Fridays in parkin' lots outside of somewhere holy
Cuma akşamları, kutsal bir yerin dışındaki otoparklarda geçmez
Not everybody likes this kinda life but we do, don't we
Herkes böyle bir hayatı sevmez ama biz severiz, değil mi?
Still workin' hard like my daddy told me
Hâlâ babamın öğrettiği gibi çok çalışıyorum
Still keep it low key, still ridin' high behind them low beams
Hâlâ sade yaşıyorum, hâlâ kısa farların ardında keyfim yerinde
If you don't know about this nowhere, you don't know me
Bu hiçliğin ortasını bilmiyorsan, beni de bilmiyorsun
Not everybody thinks we got it made but we do, don't we
Herkes keyfimizin yerinde olduğunu düşünmez ama öyle, değil mi?
Not everybody got that spot out in the forty
Herkesin arka arazide böyle bir köşesi yok
(But we do, don't we)
(Ama biz öyleyiz, değil mi?)
Fridays in parkin' lots outside of somewhere holy
Cuma akşamları, kutsal bir yerin dışındaki otoparklarda geçmez
Not everybody likes this kind of life but we do, don't we
Herkes böyle bir hayatı sevmez ama biz severiz, değil mi?
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!