Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
I don't know
Bilmiyorum
I don't know what's wrong with you girls
Sizin derdiniz ne, bilmiyorum kızlar
I feel like y'all don't need love
Bence sizin aşka ihtiyacınız yok
You need somebody who could micromanage you
Sizi adım adım yönetecek birine ihtiyacınız var
You know what I'm sayin'? Tell you right from wrong
Ne demek istediğimi anlıyor musun? Doğruyu yanlışı söyleyecek
Who's smart from who's a fool
Kimin akıllı, kimin aptal olduğunu
Which utensil to use for which food, like
Hangi yemek için hangi çatal bıçağın kullanılacağını, yani
I got a schedule to attend to, though
Ama benim yetişmem gereken bir programım var
I can't relate
Buna ayak uyduramam
(6ix)
(6ix)
You bitches really get carried away
Siz sürtükler gerçekten kendinizi fazla kaptırıyorsunuz
Makin' mistakes, then you beg me to stay
Hata yapıp sonra kalmam için yalvarıyorsunuz
Got me wiggin' on you like I'm Arrogant Tae
Bana kafayı yedirtiyorsun, Arrogant Tae gibiyim
You got my mind in a terrible place
Aklımı berbat bir yere sürükledin
Whipped and chained you like American slaves
Seni Amerikan köleleri gibi kırbaçlayıp zincirledim
Act like you not used to Sheraton stays
Sheraton’da kalmaya alışık değilmişsin gibi davranıyorsun
I met the nigga you thought could replace
Yerime koyabileceğini sandığın herifle tanıştım
How were there even comparisons made?
Nasıl oldu da kıyas bile yapıldı?
Bitch, next time, I swear on my grandmother grave
Sürtük, bir dahakine, anneannemin mezarı üzerine yemin ederim
I'm slimin' you for them kid choices you made
Yaptığın o çocukça seçimler yüzünden seni harcayacağım
Slimin' you out, slimin' you out, slimin' you out
Seni harcıyorum, seni harcıyorum, seni harcıyorum
Ayy, this ain't the littest I could get on you bitches
Ayy, size karşı olabileceğim en fena hâl bu bile değil
Send wires on wires on wires like Idris
Idris gibi wire üstüne wire yollarım
You lucky that I don't take back what was given
Verdiğim şeyleri geri almadığım için şanslısın
I could have you on payment plan 'til you're 150
Seni 150 yaşına kadar taksit planına bağlayabilirdim
And my slime right here, she got some bars for y'all niggas
Yanımdaki slime’da da size söyleyecek sağlam laflar var
So I'ma fall back and let SZA talk her shit for a minute
O yüzden geri çekilip SZA’nın bir dakika konuşmasına izin vereceğim
Slimin' you out, slimin' you out, slime
Seni harcıyorum, seni harcıyorum, slime
Damn, these niggas got me so twisted
Damn, bu herifler beni fena ters köşeye yatırdı
How the fuck you so real, but play bitch on my line?
Nasıl bu kadar gerçek takılıp telefonda kaltak gibi oyun çeviriyorsun?
I can feel what you're spinnin'
Çevirdiğin dümeni hissediyorum
Got too much pride to let no burnt nigga slime me out
Hiçbir boş herifin beni harcamasına izin vermeyecek kadar gururluyum
Pull up, go write about
Gel de yaz bakalım
My night, got time, let's discuss all those lies about
Gecemi; vaktim var, hakkımdaki bütün o yalanları konuşalım
Frontin' out here like you diggin' me out
Ortalıkta beni iyi beceriyormuşsun gibi hava atıyorsun
And I ain't even cummin', I'm in and out
Oysa boşalmıyorum bile, girip çıkıyorsun sadece
And you ain't 'bout the shit you rappin' about
Rap’inde anlattığın bokların adamı değilsin
And I can spin a hoe, I'm airin' it out
Ben de bir karıyı çevirebilirim, her şeyi ortaya dökerim
I'm goin' off like a sawed-off
Kesik namlulu gibi patlıyorum
You tell these hoes you ain't cuddlin'
Bu karılara sarılıp yatmadığını söylüyorsun
But with me, you know you doin' all that shit
Ama benimle bütün o bokları yaptığını biliyorsun
You tellin' these hoes you ain't trickin' off
Bu karılara para yedirmediğini söylüyorsun
But with me, you know I'm gon' get it all
Ama benimle hepsini alacağımı biliyorsun
How you niggas get so carried away?
Siz herifler nasıl bu kadar kendinizi kaptırıyorsunuz?
Trippin' when that dick is barely third place
Sikin zar zor üçüncü sıradayken trip atıyorsun
Fucked out of pity, it's cute that you lame
Acıdığımdan yattım, ezikliğin tatlı aslında
Dip 'cause it's mid, I can't fake like it's hangin'
Vasat diye kaçarım, büyükmüş gibi rol yapamam
Slimin' you out, I'm slimin' you out, I'm slimin' you out
Seni harcıyorum, seni harcıyorum, seni harcıyorum
Oh-whoa, whoa
Oh-whoa, whoa
Yeah
Yeah
January, you pretend to see life clearly, yearly
Ocakta, hayatı net görüyormuş gibi yaparsın, her yıl
February is the time that you put the evil eye and the pride aside
Şubatta kem gözünü ve gururunu bir kenara bırakırsın
For the fantasy of gettin' married, very scary
Evlenme hayali uğruna, bayağı korkutucu
March got you already second guessin' titles
Martta ilişkinin adını bile sorgulamaya başlarsın
April, spring is here and just like a spring, you start to spiral
Nisanda bahar gelir, sen de bir yay gibi dönüp durmaya başlarsın
May brings some warmer days, poolside, gettin' very tan
Mayıs daha sıcak günler getirir, havuz kenarında iyice bronzlaşırsın
June have you movin' ice-cold, goin' back and forth with a married man
Haziranda buz kesilirsin, evli bir adamla gelgit yaşarsın
July, that's when I found out you lied
Temmuz, yalan söylediğini o zaman öğrendim
August, it was "baby" this, "baby" that like you had your tubes tied
Ağustosta “bebeğim” de “bebeğim”, sanki tüplerin bağlıymış gibi
September, we fallin' off, but I'm still the man you tryna win over
Eylülde aramız açılıyor ama hâlâ kazanmaya çalıştığın adam benim
October is all about me 'cause your turn should've been over
Ekim tamamen benimle ilgili, çünkü senin sıran çoktan bitmeliydi
November got you moodboardin' for next year and you're single
Kasımda gelecek yıl için moodboard yapıyorsun ve bekârsın
December the gift-givin' month and now you wanna rekindle our year
Aralık hediye ayı, şimdi de yılımızı yeniden canlandırmak istiyorsun
Tryna build trust, showin' me your DMs, how they tryna bag you
Güven kurmaya çalışıyorsun, DM’lerini gösterip seni nasıl tavlamaya çalıştıklarını anlatıyorsun
Ironic how the news I got about you ended up bein' bad news
Hakkında aldığım haberin kötü haber çıkması ne ironik
Get a nigga hit for 50 racks, girl, the beef cost like it's wagyu
Bir herifi 50 bine vurdurursun, kızım, beef Wagyu gibi pahalıya patlar
Get a nigga hit, I'll make his ass see the light like a half-moon
Bir herifi vurdururum, yarım ay gibi ışığı görür
Shout to QC, pretty sure I made Pee M's like it's past noon
QC’ye selam, Pee’ye öğleni geçmiş gibi milyonlar kazandırdığıma eminim
All I really know is W's and M's, life lookin' like a bathroom
Tek bildiğim W’ler ve M’ler, hayat tuvalet tabelası gibi görünüyor
All I really know is M bags like I drove through and ordered fast food
Tek bildiğim M’lik çantalar, sanki drive-thru’dan fast food sipariş etmişim gibi
Sayin' that I'm too guarded with my feelings, who the fuck even asked you?
Duygularım konusunda fazla kapalı olduğumu söylüyorsun, sana kim sordu lan?
Seven bodyguards, just in case somebody really wanna try and crash through
Yedi koruma, olur da biri gerçekten içeri dalmaya kalkarsa diye
Don't know why I listen to you when I hear you talkin' to me, it's some half-truths
Bana konuştuğunu duyunca seni neden dinliyorum bilmiyorum, söylediklerin yarım yamalak doğru
If I don't pay your rent, it end up like an old hairstyle, girl, it's past due
Kiranı ödemezsem eski bir saç modeli gibi olur kızım, zamanı geçmiş, borcu gecikmiş
If I don't-
Eğer ben...
Ah-ah-ah, that's as far as I got
Ah-ah-ah, benden bu kadar çıktı
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!