Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
Mm-mm-mm-mm-mm
Mm-mm-mm-mm-mm
Da-da-da-da
Da-da-da-da
Love when it comes without a warning
Habersiz gelmesine bayılıyorum
'Cause waiting for it gets so boring
Çünkü beklemek çok sıkıcı oluyor
A lot can change in 20 seconds
20 saniyede çok şey değişebilir
A lot can happen in the dark
Karanlıkta çok şey olabilir
Love when it makes you lose your bearings
İnsanın yönünü şaşırtmasına bayılıyorum
Some information's not for sharing
Bazı bilgiler paylaşılmaz
Use different names at hotel check-ins
Otele girişte farklı isimler kullan
It's hard to stop it once it starts (it starts)
Bir kez başladı mı durdurması zor (başladı mı)
I'm not sentimental
Duygusal biri değilim
But there's somethin' 'bout the way you look tonight, mmh
Ama bu geceki hâlinde bir şey var, mmh
Makes me wanna take a picture
Fotoğrafını çekesim geliyor
Make a movie with you that we'd have to hide
Seninle saklamak zorunda kalacağımız bir film çekesim geliyor
You better lock your phone (oh)
Telefonunu kilitlesen iyi olur (oh)
And look at me when you're alone
Ve yalnız kaldığında bana bak
Won't take a lot to get you going (oh)
Seni ateşlemek için fazla şey gerekmez (oh)
I'm sorry if it's torture though
Yine de işkence gibiyse kusura bakma
I know, I know
Biliyorum, biliyorum
It might be more of an obsession
Bu daha çok bir takıntı olabilir
You really make a strong impression (yes, you do)
Gerçekten insanın aklında iz bırakıyorsun (evet, bırakıyorsun)
Nobody saw me in the lobby (saw me in the lobby)
Beni lobide kimse görmedi (lobide görmedi)
Nobody saw me in your arms, mmh-mmh
Beni kollarında kimse görmedi, mmh-mmh
I'm not sentimental
Duygusal biri değilim
But there's somethin' 'bout the way you look tonight
Ama bu geceki hâlinde bir şey var
('Bout the way you look tonight), mmh
(Bu geceki hâlinde), mmh
Makes me wanna make 'em jealous
Onları kıskandırasım geliyor
I'm the only one who does it how you like (only one who does it how you)
İstediğin gibi yapan tek kişi benim (istediğin gibi yapan tek kişi)
You better lock your phone
Telefonunu kilitlesen iyi olur
And look at me when you're alone (you're alone, you're alone)
Ve yalnız kaldığında bana bak (yalnız kaldığında, yalnız kaldığında)
Won't take a lot to get you going (get you going, get you going)
Seni ateşlemek için fazla şey gerekmez (ateşlemek, ateşlemek)
I'm sorry if it's torture though (torture though), I know, I know
Yine de işkence gibiyse kusura bakma (işkence gibiyse), biliyorum, biliyorum
You better lock your door
Kapını kilitlesen iyi olur
And look at me a little more
Ve bana biraz daha bak
We both know I'm worth waiting for (waiting for)
İkimiz de biliyoruz, beklemeye değerim (beklemeye)
That heavy breathing on the floor (on the floor)
Yerdeki o kesik kesik nefesler (yerde)
I'm yours, I'm yours (I'm yours)
Seninim, seninim (seninim)
I'm not sentimental
Duygusal biri değilim
I'm not sentimental
Duygusal biri değilim
I'm not sentimental
Duygusal biri değilim
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!