I Spy - Pulp

I Spy

Pulp
03 Apr 2015 1,987 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

I spy a boy, I spy a girl.

Bir oğlanı gözlüyorum, bir kızı gözlüyorum.

I spy the worst place in the world, in the whole world.

Dünya’daki en berbat yeri gözlüyorum, tüm Dünyadaki.

Oh you didn't do bad, you made it out, I'm still stuck here oh but I'll get out.

Oh sen kötü etmedin, sen çıkmayı başardın, ben hala buraya saplandım ama çıkacağım.

Oh yeah I'll get out.

Oh evet çıkacağım.

Can't you see a Giant walks among you seeing through your petty lives?

Bir Dev sizin önemsiz hayatlarınıza bakarak aranızdan yürüyüp geçiyor göremiyor musun?

Do you think I do these things for real?

Bu şeyleri gerçek için mi yaptığımı sanıyorsun?

I do these things just so I survive. And you know I will survive.

Bu şeyleri sadece hayatta kalmak için yapıyorum. Ve hayatta kalacağımı biliyorum.

It may look to the untrained eye

Eğitimsiz bir göze öyle gözükebilir

I'm sitting on my arse all day

Bütün gün kıçımın üstünde oturuyorum gibi

And I'm biding my time until I take you all on

Ve ben zamanımı bekliyorum taki hepsini alana kadar

I want to hear this

Bunu duymak istiyorum

I will prevail, I cannot fail.

Yeneceğim, başarısız olamam.

Cause I spy.

Çünkü ben gözlüyorum.

Oh I've got your numbers taken notes and

Oh numaralarınızı tuttuğunuz notları aldım ve

I know the ways your minds work.

Zihinlerinizin nasıl çalıştığını biliyorum.

I've studied and your minds are just the same as mine

Ben dersime çalıştım ve zihinleriniz tıpkı benimki gibi

except that you're just clever swines

sizin akıllı domuzlar olmanız hariç

You never let your masks slip, you never admit to it, you're never hurried.

Maskenizin kaymasına asla izin vermezsiniz, bunu asla kabul etmezsiniz, hiç acele ettirilmezsiniz.

Oh no no no.

Oh hayır hayır hayır

And every night I hone my plan how I'll get my satisfaction

Ve her gece ben planımı biledim tazminatımı nasıl alacağımı

How I will blow your paradise away away away ooh.

Cennetinizi nasıl uzaklara üfüreceğimi uzaklara uzaklara ooh.

Cause I spy.

Çünkü ben gözlüyorum.

It's just like in the old days – I used to compose my own critical notices in my head.

Eski günlerdeki gibi – kafamdaki önemli eleştirilerimi bir araya getirirdim

The crowd gasps at Cocker's* masterful control of the bicycle

Kalabalık Cocker’ın hakimiyetindeki bisiklete bakıp nefesini tutardı

Skilfully avoiding the dog turd next to the corner shop.

Köşedeki dükkanın önündeki köpek kakasından ustalıkla kaçınırken

Imagining a blue plaque above the place I first ever felt a girl's chest,

Mavi bir levha hayal ederdim bir kızın göğsünü ilk hissettiğim yerin üstünde duran

but hold on, You've got to wait for the best.

Ama dur, en iyisi için beklemelisin.

You see you should take me seriously. Very seriously indeed.

Beni ciddiye alman gerektiğini görüyorsun. Çok ciddiye gerçekten.

Cause I've been sleeping with your wife for the past sixteen weeks

Çünkü geçen on altı haftadır karınla yatıyorum

Smoking your cigarettes, drinking your brandy,

Senin sigaralarını tüttürüp, senin brendini içerek

messing up the bed you chose together.

Birlikte seçtiğiniz yatağı darmadağın ederek

And in all that time I just wanted you to come home unexpectedly one afternoon

Ve tüm bu zamanda beklenmeyen bir öğleden sonra eve gelmeni istedim

And catch us at it in the front room.

Ve bizi ön odada iş üstünde yakalamanı.

You see I spy for a living and I specialise in revenge

Bir yaşam için gözlediğimi görüyorsun ve intikam konusunda uzmanlaşıyorum

On taking the things I know will cause you pain.

Sana acı vereceğini bildiğim şeyleri alma konusunda

I can't help it, I was dragged up.

Elimden bir şey gelmez, hoş olmayan anılarım canlandırıldı.

My favourite parks are car parks, grass is something you smoke,

Favori parklarım araba parkları, ot senin içtiğin birşeydir

birds is something you shot.

Kuşlar senin vurduğun birşeydir.

Take your year in Provence and shove it right up your arse.

Provence deki yılını al ve onu dosdoğru kı*ına sok.

Your Ladbroke Grove looks turn me on, yeah.

Senin Ladbroke Grove** bakışların beni baştan çıkarıyor, evet.

With roach burns in designer dresses

Modacı elinden çıkma giysinle

And thousands of tiny dryness lines,

Ve binlerce küçük kuru replikler,

beating a path to the corner of your eyes.

Gözlerinin köşesine doğru bir yolu ezip geçen.

And every night I hatch my plan, it's not a case of woman v man.

Ve her gece planımı tasarladım, bu erkekle kadın arasındaki bir mesele değil.

It's more a case of haves against haven'ts

Bu daha çok sahip olanlarla olmayanların meselesi

and I just happen to have got what you need, just exactly what you need yeah.

Ve senin ihtiyac duyduğun şeyi ben almış olmalıyım, tam olarak senin ihtiyacın olanı evet.

La la la la la la la la la la, in the midnight hour.

La la la la la la la la la la, gece yarısında.

La la la la la la la la la la, I will come to you, I will come to you

La la la la la la la la la la, sana geleceğim, sana geleceğim

I will take you from this sickness, dinner parties and champagne

Seni bu hastalıkdan çıkaracağım, akşam yemekleri ve şampanyadan.

I'll hold your body and make it sing again. come on - sing again, let's sing again.

Vücudunu tutacağım ve ona tekrar şarkı söyleteceğim. Hadi – şarkı söyle, şarkı söyleyelim tekrar.

Oh yeah, cause I spy, yes, I spy, ssss.

Oh evet, çünkü ben gözetliyorum, evet, ben gözetliyorum.

I spy a boy and I spy a girl.

Ben bir oğlanı gözlüyorum ve ben bir kızı gözlüyorum.

I spy the chance to change the world, to change your world.

Ben bir fırsatı gözlüyorum, Dünyayı değiştirecek bir fırsatı, senin Dünyanı değiştirecek bir fırsatı.

*Cocker: Pulp grubunun solisti Jarvis Cocker’ın soyadı.

**Ladbroke Grove: İngiltere-Notting Hill’in kuzeyinde bir semt.

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!