Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
Oh, oh, oh, oh
Caramel complexion
karamel ten rengi
With the sexiest expression
en sexy yüz ifadesiyle
Curly hair and corn rows
kıvırcık saç ve tane tane dizilmiş
Very nice physique in his nice clothes
iyi giysilerinin içinde iyi bir vucut yapısı
He looked at me
o bana baktı
I looked at him
ben ona baktım
He asked me what I was thinking
bana ne düşündüğümü sordu
Because he was so beautiful
çünkü o çok güzeldi
I didn't know what to say to him
ona ne diyeceğimi bilemedim
He was what I wanted
o benim istediğimdi
Exactly what I needed
tam olarak ihtiyacım olan şey
He was what I fantasized
o benim fantezilerini kurdğumdu
He was what I dreamed
hayal etttiğimdi
And it would be so perfect
ve bu harika olurdu
If him and me would leave
eğer o ve ben birlikte ayrılabilseydik
Why couldn't I just tell him my feelings?
neden ona duygularımı söyleyemedim ki?
We were meant to be
biz birlikte olmak için ifade edildik
I spotted him walking in the doorway
onu girişe yürürken farkettim
Of the restaurant of the other day
diğer gün, restaurantta
When I met that perfect man
o mükemmel adamla tanıştığımda
I didn't speak when I had the chance
o şansı yakaladığım anda konuşmadım
I didn't know exactly what to say
tam olarak ne diyeceğimi bilmiyordum
At the restaurant the other day
diğer gün restaurantta
When I met that perfect man
ona rastladığımda
I didn't speak when I had the chance
şansı yakaladığımda konuşmadım
Sexy lips, platinum wrists
sexy dudaklar, platin bilekler
Ten tips like he gets manicures
10 bahşiş manikürlü gibi
I can't resist those eyes of his
onun gözlerine karşı koyamadım
Staring at his lips and then his ears
dudaklarına bakakaldım ve sonra kulaklarına
And his voice is hypnotizing
ve onun sesi hipnotize ediciydi
And his hand was tantalizing
ve elleri umutlandırıp vermeyecek gibi
I dismissed what I wished
arzu ettiğim şeyden mahrum edildim
Without me realizing
beni anlayamadan
He was what I wanted
o benim istediğimdi
Exactly what I needed
tam olarak ihtiyacım olan şey
He was what I fantasized
o benim fantezilerini kurdğumdu
He was what I dreamed
hayal etttiğimdi
And it would be so perfect
ve bu harika olurdu
If him and me would leave
eğer o ve ben birlikte ayrılabilseydik
Why couldn't I just tell him my feelings?
neden ona duygularımı söyleyemedim ki?
We were meant to be
biz birlikte olmak için ifade edildik
I spotted him walking in the doorway
onu girişe yürürken farkettim
Of the restaurant of the other day
diğer gün, restaurantta
When I met that perfect man
o mükemmel adamla tanıştığımda
I didn't speak when I had the chance
o şansı yakaladığım anda konuşmadım
I didn't know exactly what to say
tam olarak ne diyeceğimi bilmiyordum
At the restaurant the other day
diğer gün restaurantta
When I met that perfect man
ona rastladığımda
I didn't speak when I had the chance
şansı yakaladığımda konuşmadım
All you ladies listening if you ever have the chance
tüm bayanlar dinleyin; eğer şansı yakalarsanız
To run into your definition of that perfect man
mükemmel adamınıza koşun
Don't be blinded by how fine the man is
adamın ne kadar iyi olduğuyla kör olmayın
And miss the chance that might be your last
ve belki de son olabilecek şansınızı kaybetmeyin
Make him understand that he's your perfect man
onun, sizin mükemmel adamınız olduğunu anlamasını sağlayın
Na, na, na, na
Na, na, na, na, na
Na, na, na, na, na, na, na
Na, na, na, na
Na, na, na, na, na
Na, na, na, na, na, na, na
I spotted him walking in the doorway
onu girişe yürürken farkettim
Of the restaurant of the other day
diğer gün, restaurantta
When I met that perfect man
o mükemmel adamla tanıştığımda
I didn't speak when I had the chance
o şansı yakaladığım anda konuşmadım
I didn't know exactly what to say
tam olarak ne diyeceğimi bilmiyordum
At the restaurant the other day
diğer gün restaurantta
When I met that perfect man
ona rastladığımda
I didn't speak when I had the chance
şansı yakaladığımda konuşmadım
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!