That's What You Get - Paramore

That's What You Get

Paramore
27 Mar 2015 2,905 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: ByKanser

No sir, well, I don't wanna be the blame, not anymore

hayır efendim, suçlu olmak istemiyorum, daha fazla değil

It's your turn, so take a seat

bu senin değişimin, hadi otursana

We're settling the final score

sonuncu notu(maddeyi) kararlaştırıyoruz

And why do we like to hurt so much?

neden daha fazla incitmekten hoşlanıyoruz?

I can't decide, you have made it harder

karar veremiyorum, onu daha da zorlaştırdın

Just to go on

(onun) devam etmesi(yürümesi) için

And why, all the possibilities

ve neden?, tüm o olasılıklar...

Well, I was wrong

pekala, hatalıydım

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

I drowned out all my sense

tüm hissettiklerimi bastırdım

With the sound of its beating

onun çarpmasının(çarpışının) sesiyle

And that's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

I wonder, how am I supposed to feel

merak ediyorum, nasıl bir şey hissetmeyi bekledim(umdum)

When you're not here?

sen burada yokken?

'Cause I burned every bridge I ever built

çünkü inşa ettiğim tüm köprüleri yaktım

When you were here

sen buradayken

I still try holding onto silly things

hala, aptalca şeyler üstüne düşünmeye çalışıyorum

I never learn

asla öğrenemeyeceğim

Oh why, all the possibilities

neden?, tüm o olasılıklar

I'm sure you've heard

eminim, haberin vardı

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

I drowned out all my sense

tüm hissettiklerimi bastırdım

With the sound of its beating

onun çarpmasının(çarpışının) sesiyle

And that's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

Pain, make your way to me, to me

keder, bana yol aç(ver), yol aç(ver)

And I'll always be just so inviting

ve daima çok çekici(davetkâr) olacağım

If I ever start to think straight

doğru dürüst düşünmeye başlarsam

This heart will start a riot in me

bu kalp, içimde bir isyan başlatacak

Let's start, start, hey!

hadi başlatalım, başla, hey

Why do we like to hurt so much?

neden daha fazla incitmekten hoşlanıyoruz?

Oh, why do we like to hurt so much?

oh, neden daha fazla incitmekten hoşlanıyoruz?

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

That's what you get

senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

Now I can't trust myself

artık kendime güvenemem

With anything but this

bunun dışında bir şeyle ilgili (olarak)

And that's what you get

ve senin eline geçen ne

When you let your heart win, whoa

kalbinin kazanmasına izin verdiğinde

- İstek Çeviri -

Çeviren: ByKanser

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!