WAIT FOR U (feat. Drake & Tems) - Future

WAIT FOR U (feat. Drake & Tems)

Future
21 Jun 2026 32 görüntülenme 2 bugün

Video Klip

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Orpheus

I will wait for you, for you

Seni bekleyeceğim, seni

Early in the mornin', late at night (I will wait for you)

Sabahın erkeninde, gecenin geç vaktinde (seni bekleyeceğim)

It doesn't even matter what time it is (I will wait for you)

Saatin kaç olduğunun hiç önemi yok (seni bekleyeceğim)

Presidential Rollie already on the way (higher, sayin', "Aye-aye-aye-aye")

Presidential Rollie çoktan yolda (daha yükseğe, "Aye-aye-aye-aye" diyor)

Whenever I find time, it's okay (aye)

Ne zaman vakit bulsam, sorun yok (aye)

ATL Jacob, ATL Jacob

ATL Jacob, ATL Jacob

You pray for my demons, girl, I got you

İçimdeki şeytanlar için dua ediyorsun, kızım, ben seni kolluyorum

Every time I sip on c-, I get vulnerable

Ne zaman c-'den yudum alsam savunmasız kalıyorum

I'm knowin' the sounds of the storm when it come

Fırtına koptuğunda nasıl ses çıkarır bilirim

She understand I can't take her everywhere a n- going

Benim gittiğim her yere onu götüremeyeceğimi anlıyor

I been in the field like the children of the corn

Children of the Corn'daki çocuklar gibi tarladaydım

I can hear your tears when they drop over the phone

Telefonda dökülen gözyaşlarını duyabiliyorum

Get mad at yourself 'cause you can't leave me alone

Beni rahat bırakamadığın için kendine kızıyorsun

Gossip, bein' messy, that ain't what we doing (world was ending)

Dedikodu, ortalığı karıştırmak, bunlar bize göre değil (dünya sona erseydi)

Travel around the world (would you cry or would you try to get me?)

Dünyayı dolaşıyorum (ağlar mıydın, yoksa beni bulmaya mı çalışırdın?)

Over the phone, dropping tears (tell me now, I want you to be clear, yeah)

Telefonda gözyaşı döküyorsun (şimdi söyle, açık olmanı istiyorum, yeah)

I get more vulnerable when I do pills (tell me now, I need you to be clear, yeah)

Hap alınca daha da savunmasız oluyorum (şimdi söyle, açık olman gerek, yeah)

When you drunk, you tell me exactly how you feel (I will wait for you, for you)

Sarhoşken bana tam olarak ne hissettiğini söylüyorsun (seni bekleyeceğim, seni)

When I'm loaded, I keep it real (I will wait for you, I will wait for you)

Kafam güzelken dürüst olurum (seni bekleyeceğim, seni bekleyeceğim)

Need to tell a real one exactly what it is (I will wait, will wait, for you, for you)

Gerçek birine her şeyi olduğu gibi söylemen gerek (bekleyeceğim, bekleyeceğim, seni, seni)

Don't say it 'cause you know that's what I wanna hear (I will wait for you, I will wait for you)

Bunu sırf duymak istediğim şey olduğunu bildiğin için söyleme (seni bekleyeceğim, seni bekleyeceğim)

Yeah, I been trappin' 'round the world

Yeah, dünyanın dört yanında iş çeviriyorum

I sit on my balcony and wonder how you feelin'

Balkonumda oturup nasıl hissettiğini düşünüyorum

I got a career that takes my time away from women

Kadınlara ayıracak vaktimi elimden alan bir kariyerim var

I cannot convince you that I love you for a livin' (will wait for you, for you)

Seni sevmeyi işim gibi yaptığımı sana inandıramam (seni bekleyeceğim, seni)

I be on your line, feelings flowin' like a river

Hattındayım, duygular nehir gibi akıyor

You be textin' back you at Kiki on the river (I will wait for you)

Mesaj atıyorsun, Kiki on the River'dasın (seni bekleyeceğim)

Message say delivered (I will wait for you), but I know that you don't get it

Mesaj iletildi diyor (seni bekleyeceğim), ama biliyorum, anlamıyorsun

Why you introduce us if you knew that you was with him? (I will wait for you, for you, for you)

Onunla birlikte olduğunu biliyordun da neden bizi tanıştırdın? (seni bekleyeceğim, seni, seni)

Made me shake his hand when y'all been f- for a minute (I will wait for you, for you)

Bir süredir onunla yatıyorken bana elini sıktırdın (seni bekleyeceğim, seni)

Walk me off the plank because you know that I'm a swimmer (I will wait for you)

Yüzme bildiğimi bildiğin için beni kalastan aşağı ittin (seni bekleyeceğim)

Supposed to be your dog, but you done put me in a kennel

Senin sadık adamın olacaktım, ama beni kulübeye kapattın

Girl, put a muzzle on it, all that barkin' over dinner

Kızım, ağzına bir ağızlık tak, yemekte bu kadar havlama

I was f- with you when you had the tiny Presidential

O küçük Presidential'ın varken de seninleydim

You got better when you met me and that ain't coincidental

Benimle tanışınca daha iyi oldun, bu tesadüf değil

Tried to bring the best out you, guess I'm not that influential

İçindeki en iyiyi ortaya çıkarmaya çalıştım, demek o kadar etkili değilmişim

Guess I'm not the one that's meant for you

Demek sana yazılan kişi ben değilmişim

I can hear your tears when they drop over the phone

Telefonda dökülen gözyaşlarını duyabiliyorum

Get mad at myself 'cause I can't leave you alone

Seni rahat bırakamadığım için kendime kızıyorum

Gossip, bein' messy, that ain't what we doing, yeah (world was ending)

Dedikodu, ortalığı karıştırmak, bunlar bize göre değil, yeah (dünya sona erseydi)

Trappin' around the world (would you cry or would you try to get me?)

Dünyanın dört yanında iş çeviriyorum (ağlar mıydın, yoksa beni bulmaya mı çalışırdın?)

Over the phone, dropping tears (tell me now, I want you to be clear, yeah)

Telefonda gözyaşı döküyorsun (şimdi söyle, açık olmanı istiyorum, yeah)

I get more vulnerable when I do pills (tell me now, I need you to be clear, yeah)

Hap alınca daha da savunmasız oluyorum (şimdi söyle, açık olman gerek, yeah)

When you drunk, you tell me exactly how you feel (I will wait for you, for you)

Sarhoşken bana tam olarak ne hissettiğini söylüyorsun (seni bekleyeceğim, seni)

When I'm loaded, I keep it real (I will wait for you, I will wait for you)

Kafam güzelken dürüst olurum (seni bekleyeceğim, seni bekleyeceğim)

Need to tell a real one exactly what it is (I will wait, will wait, for you, for you)

Gerçek birine her şeyi olduğu gibi söylemen gerek (bekleyeceğim, bekleyeceğim, seni, seni)

Don't say it 'cause you know that's what I wanna hear (I will wait for you, I will wait for you)

Bunu sırf duymak istediğim şey olduğunu bildiğin için söyleme (seni bekleyeceğim, seni bekleyeceğim)

Early in the mornin', late at night

Sabahın erkeninde, gecenin geç vaktinde

It don't even matter what time it is

Saatin kaç olduğunun hiç önemi yok

World was ending, would you cry or would you try to get me?

Dünya sona erseydi ağlar mıydın, yoksa beni bulmaya mı çalışırdın?

Tell me now, I want you to be clear, yeah

Şimdi söyle, açık olmanı istiyorum, yeah

Çeviren: Orpheus

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!