Hair - Ashley Tisdale

Hair

Ashley Tisdale
26 Dec 2014 822 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Dream B

I'm in disarray, I'm unkempt

-Bir karmaşa içindeyim, derbederim

And I love the sugar

-Ve şekeri severim

Yeah this is what you do

-Evet, işte bu yaptığın şey...

When you run your fingers through my hair

-Parmaklarını saçlarımın arasında dolaştırdığında

In the morning I'm feeling like a sexy superstar

-Sabah vakti kendimi sexy bir süperstar gibi hissederim.

Why, why did you rock my party

-Neden, neden partimi sarsıp geçtin?

Wanna make me say (hey)

-Bana söylettirmek istiyorsun

You're the only one

-Senin tek kişi olduğunu

That keeps me singing, la, la, la

-Şarkı söylememi sağlayan, la, la, la

I love to smell your t-shirt

-Senin tişörtünü koklamayı severim

I like the way you are

-Her şekilde severim seni

But most of all I like it, like it

-Ama en çok bunu seviyorum:

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Who knew that looking a mess could feel so good

-Kim bilir ki, dağınıklığa bir bakış atmanın ne iyi geldiğini?

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Toss it up, tease it, run your fingers through it

-Havaya kaldır, kabart, parmaklarını içinde gezdir

Oh, how you do it

-Oh, nasıl yapıyorsun bunu?

Now go and mess it up

-Şimdi git ve dağıt ortalığı!

Mess it up, baby mess it up

-Dağıt bebeğim, dağıt!

[x2]

Do what you like, can't get enough, oh

-Hoşuna gideni yap, yeterince olmaz yine de...

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Who knew that looking a mess could feel so good

-Kim bilir ki, dağınıklığa bir bakış atmanın ne iyi geldiğini?

I'm un-perfect, so un-me

-Ben mükemmel değilim, bu çok benim dışımda birşey...

But I love your sugar

-Ama senin tatlılığını seviyorum

See, this is what you do

-Yaptığın şeyi gör!

You get my ponytail

-At kuruğumu alıyorsun

Beside my bangs you're laughable

-Enerjimin yanında çok komik kalıyorsun.

I don't mind cause

-Umrumda değil çünkü

I think it's kinda super cool

-Bunun havalı birşey olduğunu düşünüyorum

Why, why did you rock my party

-Neden, neden partimi sarsıp geçtin?

Wanna make me say (hey)

-Bana söylettirmek istiyorsun

You're the only one

-Senin tek kişi olduğunu

That keeps me singing, la, la, la

-Şarkı söylememi sağlayan, la, la, la

I love to smell your t-shirt

-Senin tişörtünü koklamayı severim

I like the way you are

-Her şekilde severim seni

But most of all I like it, like it

-Ama en çok bunu seviyorum:

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Who knew that looking a mess could feel so good

-Kim bilir ki, dağınıklığa bir bakış atmanın ne iyi geldiğini?

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Toss it up, tease it, run your fingers through it

-Havaya kaldır, kabart, parmaklarını içinde gezdir

Oh, how you do it

-Oh, nasıl yapıyorsun bunu?

Now go and mess it up

-Şimdi git ve dağıt ortalığı!

Mess it up, baby mess it up

-Dağıt bebeğim, dağıt!

[x2]

Do what you like, can't get enough, oh

-Hoşuna gideni yap, yeterince olmaz yine de...

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Who knew that looking a mess could feel so good

-Kim bilir ki, dağınıklığa bir bakış atmanın ne iyi geldiğini?

Tonight I'm gonna fix it up real nice

-Bu gece, gerçekten herşeyi düzene sokacağım

A surely dab of pearls

-İncilerin uzmanı olacağım...

I want you to mess them up

-Onları dağıtmanı istiyorum

I'll put on a bow

-Bir yay alacağım

Cause I want you to know

-Çünkü bilmeni istiyorum

That you got your name on my heart

-Kalbime ismini kazıdığını...

You wake up at it

-Herşeyi uyandırıyorsun

I like the way that you do it baby

-Bunu yaptığın şekli seviyorum bebeğim.

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Who knew that looking a mess could feel so good

-Kim bilir ki, dağınıklığa bir bakış atmanın ne iyi geldiğini?

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Toss it up, tease it, run your fingers through it

-Havaya kaldır, kabart, parmaklarını içinde gezdir

Oh, how you do it

-Oh, nasıl yapıyorsun bunu?

Now go and mess it up

-Şimdi git ve dağıt ortalığı!

Mess it up, baby mess it up

-Dağıt bebeğim, dağıt!

[x2]

Do what you like, can't get enough, oh

-Hoşuna gideni yap, yeterince olmaz yine de...

I like what you do to my hair

-Saçıma yaptığın şeyi seviyorum

Who knew that looking a mess could feel so good

-Kim bilir ki, dağınıklığa bir bakış atmanın ne iyi geldiğini?

Çeviren: Dream B

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!