We Cry - The Script
Çeviri

We Cry

The Script
17 Apr 2015 2,345 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Jenny was a poor girl

Jenny fakir bir kızdı

Living in a rich world

Zengin bir dünyada yaşayan

Named her baby Hope when she was just 14

Kızına Ümit adını verdi,daha 14 yaşındayken

She was hoping for a better world

Daha iyi bir dünya ümit ediyordu

For this little girl

Bu küçük kız için

But the apple doesn’t fall too far from the tree

Ama armut dibine düşermiş

Well she gets that call

Çağrıyı duydu

Hope’s too far gone

Ümit çoktan bitmişti

Her baby’s on the way

Bebeği yoldaydı

But nothing left inside

Ama içeride bir şey kalmamıştı

Together we cry!

Ağlıyoruz birlikte

What about the junk head

Peki ya uyuşturucu müptelasına ne demeli

Could have gone the whole way

Sonuna kadar gidebilirdi

Lighting up the stage trying to get a deal now he’s lighting up the wrong way

Sahneyi dağıtırdı bir plak şirketi anlaşması imzalamaya çalışıyordu

“Something for the pain!”

"Acıyla baş etmek için bir şey!"

Man you wanna see this kid he was so fuckin’ unreal

Şu adamı görmelisiniz gerçek dışı resmen

When he gets that call

Çağrıyı duyduğunda

He’s too far gone

O çoktan göçmüştü

To get it together to sing one song

Kendini toplayıp bir şarkı söylemek için

They won’t hear tonight

Onu bu gece duyamayacaklar

The words of a lullaby

Ninninin sözlerini

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Oh we cry we cry

Whoah oh whoah oh whoah

Mary’s ambitious

Mary hırslıdır

She wanna to be a politician

Politikacı olmak istiyor

She been dreaming about it since she was a girl

Küçüklüğünden beri bunun hayalini kuruyor

She thought that she’d be the one to change the world

Dünyayı değiştiren kişi olacağını düşünüyor

Always trying to pave the way for women in a…man’s world

Erkeklerin dünyasında kadınların yollarının taşlarını döşeyen kişi olacağını düşünüyor

But life happened, house, kids, 2 cars, husband hits the jar, cheques that don’t go very far now

Ama hayat işte,ev,çocuklar,iki araba,kocası şişenin dibine vuruyor,maaş pek de yetmiyor artık

Now she in it - can’t change it, she keeps her mind on her wages

O bunun içinde ama değiştiremiyor,kendi maaşını düşünüyor sadece

The only rattling cages!

Takırdayan kafesler!

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

Together we cry…

Ağlıyoruz birlikte

There comes a time when every bird has to fly

Her kuşun uçması gereken bir zaman vardır

At some point every rose has to die

Her gül solar bir noktada

It’s hard to let your children go

Çocuklarına veda etmek zordur

Leave home

Evi terk etmek

Where they go?

Nereye giderler?

Who knows!

Kim bilir!

Getting drunk

Sarhoş olarak

Getting stoned

Kafayı bularak

All alone

Tek başına

Teach a man to fish

Bir insana balık tutmasını öğret

You’ll feed him never lie

Onu besleyeceksin yalan söyleme asla

You show your kids the truth

Çocuklarına gerçeği göster

Hope they never lie

Hiç yalan söylememelerini umarak

Instead of reading in a letter that they’ve gone to something better

Bir mektuptan okumaktansa daha iyisine gittiler

“Bet your sorry now! I won’t be coming home tonight”

"Bahse girerim artık üzgünsünüzdür!Bu gece eve gelmeyeceğim"

I’m sick of looking for those heroes in the sky

Bıktım kahramanları gökte aramaktan

To teach us how to fly

Bana uçmayı öğretsinler diye

Together we cry!

Ağlıyoruz birlikte

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!