There You Go - Pink

There You Go

Pink
31 Mar 2015 2,008 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Melissa Gülhan

Pink - There You Go

Pink - ışte Gidiyorsun

Please don"t come around

Talking bout that you love me

Lütfen beni sevdiğini anlatmak için gelme

Cause that love sh*t just ain"t for me

Çünkü bu aşk b.ku bana göre değil

I don"t wanna hear that you adore me

Bana taptığını duymak istemiyorum

And I know that all you"re doing

Is running your mind games

Ve tüm yaptığının akıl oyunlarını yarıştırmak olduğunu biliyorum

Don"t you know that game repeats game

Oyunların oyunları tekrar ettiğini bilmiyor musun?

So your best bet is to be straight with me

Bu yüzden en iyi iddian benle doğru

So you say you wanna talk, let"s talk

Bu yüzden konuşmak istiyorsun, hadi konuşalım

If you won"t talk, I"ll walk

Eğer konuşmayacaksan, gideceğim

Yeah it"s like that

Evet bu böyle

I gotta new man, he"s waiting out back

Yeni bir erkeğe ihtiyacım var, o geride bekliyor

Now what, what you think about that

şimdi ne, bunun hakkında ne düşünüyorsun

Now when I say I"m through, I"m through

şimdi Bittiğimi söylediğimde, bittim

Basically I"m through with you

Aslında senle bittim

What you wanna say

Ne söylemek istiyorsun

Had to have it your way, had to play games

Buna senin gibi sahip olmalıydım, oyunlar oynamak zorundaydım

Now you"re begging me to stay

şimdi kalmam için yalvarıyorsun

There you go, looking pitiful

ışte gidiyorsun, acınacak halde gözüküyorsun

Just because I let you go

Sadece gitmene izin verdiğim için

There you go, talking bout you want me back

ışte gidiyorsun, beni geri istediğinden bahsediyorsun

But sometimes it be"s like that

Ama bazen bu böyle olur

There you go, talking bout you miss me so

ışte gidiyorsun, beni çok özlediğinden bahsediyorsun

That you love me so, why I let you go

Beni çok sevdiğinden, neden gitmene izin verdiğimden

There you go, cause your lies got old

ışte gidiyorsun, çünkü yalanların eskidi

Now look at you, there you go

şimdi kendine bak, işte gidiyorsun

Please don"t come around

Talking bout that you love me

Talking bout how you changed

Nasıl değiştiğini söylemek için gelme lütfen

How you said goodbye to what"s-her-name

Nasıl hoşçakal dediğine -adı her neyse-

All it sounds like to me is new game

Bütün bunlar kulağa yeni bir oyun gibi geliyor

And I was right when I thought

Ve haklıydım bittiğimde

I"d be much better off without you

Sensiz çok daha iyi olurdum

Had to get myself from around you

Kendimi senden uzaklaştırmalıydım

Cause my life was all about you

Çünkü hayatım tamamen senin üzerine kurulmuştu

So you say you wanna talk, I don"t

şimdi konuşmak istediğini söylüyorsun, ben istemiyorum

Say you wanna change, I won"t

Değişmek istediğini söylüyorsun, ben istemiyorum

Yeah it"s like that, had your chance

Evet bu böyle

Won"t take you back, now what

Seni geri kazanmayacağım, şimdi ne

What you think about that

Ne düşünüyorsun bunun hakkında

Now when I say I"m through, I"m through

şimdi Bittiğimi söylediğimde, bittim

Basically I"m through with you

Aslında senle bittim

What you wanna say

Ne söylemek istiyorsun

Had to have it your way, had to play games

Buna senin gibi sahip olmalıydım, oyunlar oynamak zorundaydım

Now you"re begging me to stay

şimdi kalmam için yalvarıyorsun

There you go, looking pitiful

ışte gidiyorsun, acınacak halde gözüküyorsun

Just because I let you go

Sadece gitmene izin verdiğim için

There you go, talking bout you want me back

ışte gidiyorsun, beni geri istediğinden bahsediyorsun

But sometimes it be"s like that

Ama bazen bu böyle olur

There you go, talking bout you miss me so

ışte gidiyorsun, beni çok özlediğinden bahsediyorsun

That you love me so, why I let you go

Beni çok sevdiğinden, neden gitmene izin verdiğimden

There you go, cause your lies got old

ışte gidiyorsun, çünkü yalanların eskidi

Now look at you, there you go

şimdi kendine bak, işte gidiyorsun

Don"t you wish you could turn the hands of time

Zamanında ellerini açabilmiş olmayı dilemiyor musun

Don"t you wish that you still were mine

Hala benim olmayı dilemiyor musun

Don"t you wish I"d take you back

Seni geri kazanmamı dilemiyor musun

Don"t you wish that things were simple like that, oh

Her şeyin bu şekilde kolay olmasını dilemiyor musun

Didn"t miss a good thing till it"s gone

Bu güzel şeyi kaybedene kadar özlemedin mi

But I knew it wouldn"t be long

Ama bunun uzun sürmeyeceğini biliyordum

Till you came running back

Sen koşarak geri gelene kadar

Missing my love, there you go

Sevgimi özlüyorsun, işte gidiyorsun

There you go, looking pitiful

ışte gidiyorsun, acınacak halde gözüküyorsun

Just because I let you go

Sadece gitmene izin verdiğim için

There you go, talking bout you want me back

ışte gidiyorsun, beni geri istediğinden bahsediyorsun

But sometimes it be"s like that

Ama bazen bu böyle olur

There you go, talking bout you miss me so

ışte gidiyorsun, beni çok özlediğinden bahsediyorsun

That you love me so, why I let you go

Beni çok sevdiğinden, neden gitmene izin verdiğimden

There you go, cause your lies got old

ışte gidiyorsun, çünkü yalanların eskidi

Now look at you, there you go

şimdi kendine bak, işte gidiyorsun

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!