When It Rains - Paramore

When It Rains

Paramore
27 Mar 2015 1,441 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

When It Rains

Yağmur Yağarken

And when it rains

Ve yağmur yağarken

On this side of town it touches, everything

Kasabanın bu tarafında o her şeye dokunur

Just say it again and mean it

Sadece tekrar söyle ve kast et

We don't miss a thing

Bir şey kaçırmıyoruz

You made yourself a bed

Sen kendi yerini hazırladın

At the bottom of the blackest hole (blackest hole)

En karanlık deliğin dibinde (en karanlık deliğin)

And convinced yourself that

Ve kendini ikna ettin

It's not the reason you don't see the sun anymore

Artık güneşi görmeme nedenin bu değildi

And oh, oh, how could you do it?

Ve oh, oh, bunu nasıl yapabildin?

Oh I, I never saw it coming

Oh ben, ben bunun geldiğini hiç görmedim

Oh, oh, I need the ending

Oh, oh, sona ihtiyacım var

So why can't you stay

Öyleyse neden kalamıyorsun

Just long enough to explain?

Sadece açıklamaya yetecek kadar süre?

And when it rains

Ve yağmur yağarken

Will you always find an escape?

Hep bir kaçış bulacak mısın?

Just running away

Sadece kaçarak

From all of the ones who love you

Tüm sevdiklerinden

From everything

Her şeyden

You made yourself a bed

Kendi yerini hazırladın

At the bottom of the blackest hole (blackest hole)

En karanlık deliğin dibinde (en karanlık deliğin)

And you'll sleep 'til May

Ve Mayısa kadar uyuyacaksın

And you'll say that you don't want to see the sun anymore

Ve artık güneşi görmek istemediğini söyleyeceksin

And oh, oh, how could you do it?

Ve oh, oh, bunu nasıl yapabildin?

Oh I, I never saw it coming

Oh ben, ben bunun geldiğini hiç görmedim

Oh, oh, I need the ending

Oh, oh, sona ihtiyacım var

So why can't you stay

Öyleyse neden kalamıyorsun

Just long enough to explain?

Sadece açıklamaya yetecek kadar süre?

Take your time

Vaktini al

Take my time

Vaktimi al

Take these chances to turn it around (take your time)

Bu fırsatları al bunu tersine çevirmek için (vaktini al)

Take these chances, we'll make it somehow

Bu fırsatları al, biz onu bir şekilde başaracağız

And take these chances to turn it around (take my...)

Bu fırsatları al bunu tersine çevirmek için (vaktimi al)

Just turn it around

Sadece tersine çevir

And oh, oh, how could you do it?

Ve oh, oh, bunu nasıl yapabildin?

Oh I, I never saw it coming

Oh ben, ben bunun geldiğini hiç görmedim

And oh, oh, how could you do it?

Ve oh, oh, bunu nasıl yapabildin?

Oh I, I never saw it coming

Oh ben, ben bunun geldiğini hiç görmedim

And oh, oh, how could you do it?

Ve oh, oh, bunu nasıl yapabildin?

Oh I, I never saw it coming

Oh ben, ben bunun geldiğini hiç görmedim

Oh, oh I need an ending

Oh, oh, sona ihtiyacım var

So why can't you stay

Öyleyse neden kalamıyorsun

Just long enough to explain?

Sadece açıklamaya yetecek kadar süre?

You can take your time, take my time

Zamanını alabilirsin, benimkini de

-İstek Çeviri-

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!