Man In The Mirror - Michael Jackson
Çeviri Will You Be There ✍ Hülya Önkan

Man In The Mirror

Michael Jackson
17 Mar 2015 21,746 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

Gotta make a change,

Bir değişiklik yapmalıyım

For once in my life,

Bir kez olsun hayatımda

It's gonna feel real good,

Gerçekten iyi gelecek

Gonna make a difference,

Bir fark yaratacak

Gonna make it right.

Doğru olacak

As I turned up the collar on,

Yakasını kaldırdığımda

My favorite winter coat,

En sevdiğim mantomun

This wind is blowin' my mind,

Bu rüzgar aklımı uçuruyor

I see the kids in the street,

Sokakta çocuklar görüyorum

With not enough to eat,

Yeterince yiyeceği olmayan

Who am I to be blind,

Ben kimim ki kör olayım

Pretending not to see their needs.

Onların ihtiyaçlarını görmüyor gibi yapayım

A summer's disregard,

Bir yaz ihmali

A broken bottle top,

Açılmış bir şişe

And a one man's soul,

Ve bir adamın ruhu

They follow each other,

Birbirlerini takip ediyorlar

On the wind ya' know,

Rüzgarda biliyorsun

'Cause they got nowhere to go,

Çünkü gidecek bir yerleri yok

That's why I want you to know.

İşte bu nedenle bilmeni isitiyorum

I'm starting with the man in the mirror,

Aynadaki adamla başlıyorum

Aynadaki adamla başlıyorum

I'm asking him to change his ways,

Onadan huylarını değiştirmesini istiyorum

And no message could have been any clearer,

Ve hiçbir mesaj daha net olamazdı

If you wanna make the world a better place,

Eğer dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyorsan

Take a look at yourself and then make a change,

Kendine bir bak ve sonra bir değişiklik yap

Na na na, na na na, na na na na.

I've been a victim of,

Ben kurbanı oldum

A selfish kinda love,

Bir çeşit bencil aşkın

It's time that I realize,

Fark etme zamanı

There are some with no home,

Evleri olmayan var

Not a nickel to loan,

Ödünç verecek beş sentleri yok

Could it be really me pretending that they're not alone.

Yalnız değillermiş gibi rol yapan gerçekten ben olabilir miyim

A willow deeply scarred,

Bir söğüt derinden yaralandı

Somebody's broken heart,

Birisinin kırık kalbi

And a washed out dream,

Ve silinen hayali

(Washed out dream),

(silinen rüyası)

They follow the pattern of the wind ya' see,

Onlar rüzgardaki gidişatı takip eder görüyorsun

'Cause they got no place to be,

Çünkü olacakları bir yer yok

That's why I'm starting with me.

İşte bu nedenle kendimle başlıyorum

I'm starting with the man in the mirror,

Aynadaki adamla başlıyorum

I'm asking him to change his ways,

Onadan huylarını değiştirmesini istiyorum

And no message could have been any clearer,

Ve hiçbir mesaj daha net olamazdı

If you wanna make the world a better place,

Eğer dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyorsan

Take a look at yourself and then make a change,

Kendine bir bak ve sonra bir değişiklik yap

I'm starting with the man in the mirror,

Aynadaki adamla başlıyorum

I'm asking him to change his ways,

Onadan huylarını değiştirmesini istiyorum

And no message could have been any clearer,

Ve hiçbir mesaj daha net olamazdı

If you wanna make the world a better place,

Eğer dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyorsan

Take a look at yourself and then make a change,

Kendine bir bak ve sonra bir değişiklik yap

I'm starting with the man in the mirror,

Aynadaki adamla başlıyorum

(Man in the mirror, oh yeah),

(aynadaki adam oh evet)

I'm asking him to change his ways,

Onadan huylarını değiştirmesini istiyorum

(Change),

(değiş)

No message could have been any clearer,

hiçbir mesaj daha net olamazdı

If you wanna make the world a better place,

Eğer dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyorsan

Take a look at yourself and then make a change,

Kendine bir bak ve sonra bir değişiklik yap

You gotta get it right, while you got the time,

Bunu düzeltmelisin, zamanın varken

'Cause when you close your heart,

Çünkü kalbini kapattığında

(You can't close your, your mind),

(aklını kapatamazsın)

Then you close your mind.

Sonra da aklını kapatıyorsun

(That man, that man, that man),

(bu adam, bu adam, bu adam)

(That man, that man, that man),

(bu adam, bu adam, bu adam)

(With the man in the mirror, oh yeah),

(aynadaki adamla oh evet)

(That man you know, that man you know),

(tanıdığın bu adam, tanıdığın bu adam)

(That man you know, that man you know),

(tanıdığın bu adam, tanıdığın bu adam)

I'm asking him to change his ways,

Huylarını değiştirmesini istiyorum

(Change),

(değiş)

No message could have been any clearer,

hiçbir mesaj daha net olamazdı

If you wanna make the world a better place,

Eğer dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyorsan

Take a look at yourself and then make a change,

Kendine bir bak ve sonra bir değişiklik yap

(Na na na, na na na, na na na na),

Ooh,

Oh yeah,

Oh evet

Yeah yeah yeah yeah yeah yeah,

Evet evet evet evet evet evet

(Na na na, na na na, na na na na).

Oh no,

Oh no, I'm gonna make a change,

Oh hayır, ben bir değişim yapacağım

It's gonna feel real good,

İyi gelecek

Sure mon,

kesinlikle

(Change),

Değiş

Just lift yourself,

Sadece kendini kaldır

You know, you got to stop it yourself,

Biliyorsun, bunu kendin durdurmalısın

(Yeah),

evet

Oh,

Make that change,

Yap şu değişimi

(I gotta make that change today, oh),

(bu değişimi bugün yapmalıyım)

(Man in the mirror),

(aynadaki adam)

You got to, you got to not let yourself, brother oh,

Sen, sen kendine izin vermemelisin, kardeşim

Yeah,

Evet

You know that,

Bunu biliyorsun

Make that change,

Yap şu değişimi

(I gotta make that make me then make),

Yapmalıyım yaptırmalıyım kendime

You got, you got to move,

Sen, harekete geçmelisin

Come on come on

Hadi dadi

You got to,

Sen yapmalısın

(Stand up, stand up, stand up),

(ayağa kalk ayağa kalk)

Make that change,

Yap şu değişimi

Stand up and lift yourself, now,

Kalk ve kaldır kendini şimdi

(Man in the mirror),

(aynadaki adam)

Make that change,

Yap şu değişimi

(Gonna make that change, come on),

Bu değişimi şimdi yapacağım hadi

(Man in the mirror),

(aynadaki adam)

You know it, you know it, you know it, you know,

Bunu biliyorsun biliyorsun biliyorsun biliyorsun

(Change),

Değiş

Make that change.

Değişimi yap

-İstek Çeviri-

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!