Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
Strenght Of The World
Dünyanın Yükü
My story starts the day they said "she cant be found"
(Hikayem,onların "O bulunamıyor" demesiyle başladı)
the news so dark, heart stopped, stood silent without a sound
(haberler kötü,kalp durmuş,karanlığın içinde sessizce duruyor)
Its over, shes finished, mother lies with your fathersister too
(o bitmiş,annemde, babam ve kızkardeşim yanında yatıyor..)
Cold-blooded, they suffered, shot down by the outlaws after you
(soğukkanlı,acı çektiler, sonra haydutlar tarafından vuruldular)
Sorrow swallows my screams
(keder, çığlıklarımı bastırıyor)
Strength of the world - is on my shoulders
(Dünyanın yükü omuzlarımda)
Strength of the world - is on my side
(Dünyanın yükü, benim tarafımda)
Strength of the world - the one true beholder
(Dünyanın yükü, doğru bir izleyicide)
Ice in my veins - for those whove died
(Damarlarımda ki soğukluk, ölenler için)
Ive seen my family fade away, youve taken my whole life
(Tüm ailemi solup giderken gördüm, tüm hayatımı aldın)
Theres nothing left to say
(Söylecek bir şey kalmadı)
Avenged the dead killed all who cross me in my path
(Benim tarafımdaki herkesin ölüsünün intikamı alınmış)
Suicidal, Ive never planned on coming back
(İntihar, bir daha geri dönmeyi düşünmüyorum)
I want it, I need it, revenge is dripping from my teeth
(istiyorum,ihtiyaç duyuyorum, intikam dişlerimden akıyor)
Need nothin, to feel power,bring the killers to their knees
(hiç bir şeye ihtiyaç duymadan,gücü hissederek, katilleri onların dizinin önüne getireceğim)
Nothin to lose vengeance to gain,you know Ill never be the same
(İntikam almak hiçbir şey kaybettirmez, bir daha aynı olmayacağımı biliyorsun)
So taste my breath Im close behind you, so desperate on your final day
(Senin hemen yanındayken nefesimi tat, son gününde öyle umutsuz ki)
Sorrow swallows my screams
(keder, çığlıklarımı bastırıyor)
Strength of the world - is on my shoulders
(Dünyanın gücü omuzlarımda)
Strength of the world - is on my side
(Dünyanın gücü, benim tarafımda)
Strength of the world - the one true beholder
(Dünyanın yükü, doğru bir izleyicide)
Ice in my veins - for those whove died
(Damarlarımda ki soğukluk, ölenler için)
Ive seen my family fade away, youve taken my whole life
(Tüm ailemi solup giderken gördüm, tüm hayatımı aldın)
Theres nothing left to say
(Söylecek bir şey kalmadı)
Sitting in silence with heaven above me I prayed every night by their graves
(Cennet üzerimde, karanlıkta oturuyorum, her gece onların mezarından dua ettim)
While I search for closure I feel it no longer
(Kendime son ver me ararken, artık hissetmiyorum)
I cant turn my cheek away
(Yanağımı diğer yana çeviremiyorum)
I stand before you , Ill sin when I have to
(Senden önce ayakta durdum,mecbur kaldığımda günah işleyeceğim )
But now I leave your side, to avenge my familys pride
(Ama şimdi senin yanından ayrılmalıyım, ailemin gururunun intikamını almak için)
Ive seen my family fade away, youve taken my whole life
(Tüm ailemi solup giderken gördüm, tüm hayatımı aldın)
Theres nothing left to say
(Söylecek bir şey kalmadı)
Strength of the world - is on my shoulders
(Dünyanın yükü omuzlarımda)
Strength of the world - is on my side
(Dünyanın yükü, benim tarafımda)
Strength of the world - the one true beholder
(Dünyanın yükü, doğru bir izleyicide)
Ice in my veins - for those whove died
(Damarlarımda ki soğukluk, ölenler için)
So far forever now alone, a greater punishment on me has been imposed
(Şimdiye dek yalnızdım, şimdi, sonsuza kadar yalnızım, en büyük ceza bana verildi)
A killer falling from the light, I miss my family, Ill never be alright
(Katil ışıktan aşağı iniyor, ailemi özlüyorum, hiç bir zaman iyi olmayacağım. )
Thats all that he wrote..
(Yazdıklarının hepsi bu..)
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!