Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
Flaming
Alone in the clouds all blue
Lying on an eiderdown.
Yippee! You can't see me
But I can you.
Lazing in the foggy dew
Sitting on a unicorn.
No fair, you can't hear me
But I can you.
Watching buttercups cup the light
Sleeping on a dandelion.
Too much, I won't touch you
But then I might.
Screaming through the starlit sky
Travelling by telephone.
Hey ho, here we go
Ever so high.
Alone in the clouds all blue
Lying on an eiderdown.
Yippee! You can't see me
But I can you.
Parlak
Yalnızken masmavi bulutların içinde
Uzanırken kuş tüyü yorganın içinde, yihhu!
Beni göremiyorsun ama ben görebiliyorum seni
Tembelce zaman geçirirken sisli ciyde
Otururken unicorn'un uzerinde korkusuzca
Beni duyamıyorsun
Ama ben duyabiliyorum seni
İzlerken düğün çiçeklerinin ışığı emmelerini
Uyurken kara hindiba çiçeklerinin üzerinde.
Bu çok güzel, dokunmayacağım
Ama belki daha sonra
Süzülürken yıldızlarla aydınlanmış göklerde
Yol alırken telefonla
Hey, çıkıyoruz işte
Hic olmadığı kadar yükseklere.
Yalnızken masmavi bulutların içinde
Uzanırken kuş tüyü yorganın üzerinde.
Yihhu! beni goremiyorsun
Ama ben görebiliyorum seni
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!