Sözler & Çeviri
Türkçe Çeviri
Atom Heart Mother Suite
Lime and limpid green, a second scene
A fight between the blue you once knew.
Floating down, the sound resounds
Around the icy waters underground.
Jupiter and saturn, oberon, miranda and titania.
Neptune, titan, stars can frighten.
Lime and limpid green, a second scene
A fight between the blue you once knew.
Floating down, the sound resounds
Around the icy waters underground.
Jupiter and saturn, oberon, miranda and titania.
Neptune, titan, stars can frighten.
Blinding signs flap,
Flicker, flicker, flicker blam. pow, pow.
Stairway scare dan dare who's there?
Lime and limpid green, the sounds around
The icy waters under
Lime and limpid green, the sounds around
The icy waters underground.
Eğer
Eğer bir kuğu olsaydım, giderdim.
Eğer bir tren olsaydım, geç kalırdım.
Ve eğer iyi bir adam olsaydım,
Seninle şu andakinden daha sık konuşurdum.
Eğer uyuyacak olsaydım, düş görürdüm.
Eğer korkmuş olsaydım, saklanırdım
Eğer delirirsem ne olur beynime elektrik verme
Eğer ay olsaydım serin olurdum.
Eğer iktidarda olsaydım eğilirdim
Eğer iyi bir adam olsaydım,
Anlardım dostlar arasındaki boşlukları.
Eğer yalnız olsaydım ağlardım
Ve eğer seninle olsaydım, evde ve esenlikte olurdum
Ve eğer delirirsem, yine de izin verecek misin oyuna katılmama?
Eğer bir kuğu olsaydım, giderdim.
Eğer bir tren olsaydım, geç kalırdım.
Ve eğer iyi bir adam olsaydım,
Seninle şu andakinden daha sık konuşurdum.
Gitmeden önce birşeyler söylemek istermisin?
Heralde tam olarak kendini nasıl hissettiğini anlatmak istersin.
Hoşçakal diyoruz merhaba demeden önce
Senden pek de hoşlanmıyorum aslında,
Aldırmam gereksiz gitmene.
Yalnızca altı saat önce karşılaştık,
Müzik çok gürültülüydü.
Senin yatağından geldim bugün ve allahın belası bir yılı bitirdim.
Ve bilmek istiyorum nasıl hissediyorsun kendini?
Nasıl hissediyorsun kendini?
Tek sözcük bile söylemedik, ışıklar korkusuzca yanıp duruyordu
Zaman zaman gülümsüyordun ama ne gerek vardı buna?
Çok önceden hissettim soğuğunu doksan beşteki dünyanın
Arkadaşlarım sıcak güneşin altındalardı,
Keşke ben de orada olsaydım
Yarın, bir başka şehri, senin gibi bir başka kızı getirecek
Zamanın var mı gitmeden önce o kızla karşılaşmak için
Yalnızca söyle bana nasıl hissediyorsun kendini?
Nasıl hissediyorsun kendini?
Hoşçakal, umarım gelir beklediğin kız
Bir günlük bir aşkı yaşadığım
Gökteki tombul güneş alçalırken,
Yaz gecesi kuşları sesleniyorlar.
Yaz, yılın gök gürültüsü mevsimi,
Kulaklarımdaki müziğin sesi.
Uzakta çalan çanlar, yeni biçilmiş çimler,
Öyle güzel kokuyor ki
Nehir kıyısında el ele tutuşup,
Havalara uçur beni ve yere ser.
Ve eğer oturursan,
Sakın ses çıkarma.
Ayaklarını yerden yukarı kaldır.
Ve eğer işitirsen ılık gecenin inişini
Oldukça tuhaf bir zamandan gelen gümüşi sesi,
Şarkı söyle bana, şarkı söyle bana.
Gökteki tombul güneş alçalırken,
Yaz gecesi kuşları sesleniyorlar.
Kulaklarımda çocuk kahkahaları,
Yitiyor son güneş ışığı.
Ve eğer oturursan,
Sakın ses çıkarma.
Ayaklarını yerden yukarı kaldır.
Ve eğer işitirsen ılık gecenin inişini
Oldukça tuhaf bir zamandan gelen gümüşi sesi,
Şarkı söyle bana, şarkı söyle bana.
Yorumlar
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!