A Trace Of Blood - Pain Of Salvation
Çeviri

A Trace Of Blood

Pain Of Salvation
27 Mar 2015 1,092 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Touching ground, going home to those I miss

Toprağa dokunuyorum, özlediğim eve gidiyorum

Safe and sound weeks of exile turn to bliss

Sürgünün güvenli ve sağlam günleri mutluluğa dönüyor

But there's something in her voice when she's calling me

Ama sesinde bir şeyler var bana seslendiğinde

A trace of blood to lead me

Bir kan izi bana rehberlik eden

Through roads of agony with blood taste in my mouth

Istırabın yollarından ağzımda kan tadıyla

And clouds before my eyes

Ve bulutlar gözlerimden önce

I kneel beside the bed where my bleeding dryad lies

Yatağın yanına, kanayan dryad'ımın yattığı yere diz çöküyorum

Three young souls in misery

Üç genç ruh hüzün içinde

Hitting ground, nausea wakes me up at dawn

Yere çarpıyorum, mide bulantısı uyandırıyor beni şafak zamanında

Hopes are found

Umutlar bulundu

Dissected, turned and then

Parçalara ayrılmış, dönmüş ve sonra

Withdrawn

İçine kapanmış

A chair of steel and wire her legs are open wide

Çelik bir sandalye ve onun ayakları sonuna kadar açık bir şekilde bağlı

Helpless in myself I stand there cold beside

Kendi içimde acizim, o soğukta ayakta duruyorum

The doctors stay away leave us with this dismay

Doktorlar uzak durun, yalnız bırakın bizi bu dehşetle

To see the colours of a miracle fade and turn to grey

Görmek için bir mucizenin renklerinin solduğunu ve griye döndüğünü

Then a cry and rivers of blood flow so sadly

Sonra bir ağlama(çığlık) ve kanın nehirleri öyle üzgün akıyor

Bringing you

Seni getiriyor

Our dreams pour into a cold tray two young souls in misery

Rüyalarımız dökülüyor soğuk bir tepsiye, iki genç ruh hüzün içinde

Missing you

Seni özlüyor

I never knew your name but I will miss you just the same

Hiçbir zaman ismini bilmedim ama seni özleyeceğim aynı şekilde

I was to live for you I lost the will to live at all the day you came

Senin için yaşıyordum, tüm yaşama isteğimi kaybettim geldiğin gün

It'll never be the same but I will love you just the same

Hiçbir zaman aynı olmayacak ama seni seveceğim aynı şekilde

You were to be the first, how wonderful

İlk olmak için vardın, nasıl harika

Now I will always fear to hope again

Şimdi, hep tekrar umut etmekten korkacağım

The irony of seeing me whispering through her skin

Beni görmesindeki ironi onun teninden bana doğru fısıldıyor

So joyfully to our child there deep within

İçeride, derinde çocuğumuza öyle neşeyle

Or of when she called to me to tell me cheerfully

Ya da onun anlatmak için neşeyle beni çağırdığında

That she had seen our shape on a hospital screen

Hastane sahnesinde bizi nasıl gördüğünü

And of nurses being concerned that you never moved or turned

Ve hemşireler hiç hareket etmediğin ya da dönmediğin için endişeleniyorlardı

Too late we see the warning too late we learn

Uyarıyı çok geç gördük, çok geç öğrendik

I never saw your face and now you're gone without a trace

Yüzünü hiç görmedim ve şimdi, hiç iz bırakmadan gittin

Except the trace of blood that's deeply scarred into my eyes to fill your place

Kanın izi dışında, gözlerimin içinde derince iz bıraktı senin yerini doldurmak için

It'll never be the same but I will love you just the same

Hiçbir zaman aynı olmayacak ama seni seveceğim aynı şekilde

I was prepared to be your father how can I ever prepare for that again?

Baban olmak için hazırlanmıştım, bir daha nasıl hazırlanabilirim bunun için?

Still i follow that trace of blood always leading back to you

Hâlâ takip ediyorum her zaman sana rehberlik edecek olan kanın izini

Hollow years of damming that flood two young souls in misery

Kapanışın boş yılları iki genç ruhu hüzne sürükledi

Missing you... missing you...

Seni özlüyorum.. Özlüyorum..

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!