V Pour Verite - Keny Arkana
Çeviri

V Pour Verite

Keny Arkana
17 Feb 2023 281 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

[Pierre-Georges Smila]:

"Madame, Monsieur, bonsoir, voici les titres de l'actualité de ce lundi :

Bayanlar, baylar iyi akşamlar işte bu pazartesi gününün haber başlıkları :

Des questions après l'explosion de violence hier après-midi à travers le pays, que s'est-il réellement

Dün öğleden sonra ülkenin her yerinde patlak veren şiddet olaylarının ardından soruluyor : gerçekten

passé, qui sont ces milliers de militants qui se réclament d'un mouvement pour le vivant qui

Neler oldu ? Hayatı yavaşlatan ve bazen de durduran, yaşayanlar için bir hareket olmakla

ralentissent et parfois même bloquent l'activité dans la plupart des villes, trafic perturbé,

Övünen şu binlerce militan kim ? Şehirlerin bir çoğunda trafik felç oldu, geniş çaplı

manifestations massives, Gérard Dupain, spécialiste des questions insurrectionnelles et des

Gösteriler var. İsyanlarla ilgili sorunların ve yeni toplumsal hareketlerin uzmanı

nouveaux mouvements sociaux, interviendra dans ce journal et nous apportera un..."

Gerard Dupain bu haber bültenine katılacak ve bize nakledecek….

[Keny Arkana]:

Mesdames et messieurs, excusez pour la gêne

Bayanlar ve baylar sıkıntılı durum için (bizi) bağışlayın

Coupure momentanée de votre journal télé car notre voix est HS

Haber bülteniniz geçici bir süreliğine kesildi çünkü ses sistemimiz arıza yaptı

Besoin d'exprimer notre point de vue aux yeux du pays

Bakış açımızı ülkenin halkına ifade etmemiz gerek

Exprimer pourquoi on a clamé qu'il était urgent de désobéir

Neden itaatsizlik etmenin acil olduğunu haykırdığımızı ifade etmemiz gerek

Nous ne sommes pas vos ennemis, bien qu'ennemis du système

Biz, sistemin düşmanları olsak da sizin düşmanlarınız değiliz

Insurgés du règne mis en place par une bande de vipères

Bir grup engerek tarafından kurulan hükümdarlığın isyancılarıyız

Nous sommes de ceux qui se sont levés

Bizler, hayır demek için ayağa kalkanlarız

Pour dire non. Fils de la liberté on se doit d'œuvrer

Özgürlüğün oğullarıyız. Çalışmak zorundayız

Parce que leur monde pue la mort, que tout le vivant est wanted

Çünkü onların dünyası ölüm kokuyor,yaşayan herkes aranan bir suçlu

Qu'il ne reflète pas la grandeur que l'humanité porte en elle

Dünyaları,insanlığın kendi içinde taşıdığı büyüklüğü yansıtmıyor

Perdu dans sa quête, des regrets plein les doigts

Kendi arayışında kaybolmuş, avuç dolusu pişmanlıklar

Dites aux tortionnaires qu'on ne les laissera pas tuer notre étoile

Söyleyin işkencecilere, yıldızımızı söndürmelerine izin vermeyeceğiz

Le sang de l'égoïsme a rempli chaque page écrite

Bencilliğin kanı yazılan her sayfayı doldurdu

Le même qui pourra faire du destin collectif une tragédie!

Ortak kaderimizi bir trajediye çevirebilecek olan (da) aynı şey (yani kan)

[Pierre-Georges Smila]:

Veuillez nous excuser pour cet incident technique, il semblerait que nous ayons quelques problèmes...

Bu teknik aksaklık için lütfen bizi affedin, öyle görünüyor ki bazı sorunlarımız var

[Keny Arkana]:

Excuse les problèmes techniques. Faut dire qu'ils ne veulent pas qu'on vous cause

Teknik sorunları mazur görün. Sizinle konuşmamızı istemediklerini söylemek gerekiyor

Notre lutte est légitime face à une politique d'holocauste

Durumları değiştirmeyecek olan bir soykırım politikası karşısında

Qui ne changera pas les choses. Ils ont créé les règles telles quelles

Mücadelemiz meşrudur. Kuralları olduğu gibi koydular

Telle et telle guerre tirant profit du sang de Terre-Mère

Toprak ananın kanından faydalnan şu ya da bu savaş

Au pied du mur, presque pris au piège

Çaresiz bir halde, neredeyse tuzağa yakalanmış

Mesdames et messieurs, ne croyez pas que les gouvernements vous protègent

Bayanlar ve baylar, hükümetlerin sizi koruduğunu zannetmeyin

Ils se préparent le terreau hors-pair du plus grand génocide

Kendilerine, en büyük soykırımın benzeri olmayan verimli toprağını hazırlıyorlar

La famine dans les pays riches, répression, mais aussi

Zengin ülkelerde açlık,kısıtlama ve de

Des épidémies, peut-être pour qu'on ait peur de se rassembler

Salgın hastalıklara hazırlanıyorlar,belki bir araya gelmekten korkalım diye

Ou juste pour biznesser un tas de vaccins empoisonnés

Veya sadece bir yığın zehirli aşının ticaretini yapmak için

Peut-être avec une puce dedans, serait-ce pour de la surveillance ?

Belki (bizi) gözetlemek için içinde bir mikroçip olur muydu ?

Ou pour modifier nos états psychiques à l'aide de leurs fréquences

Ya da frekansları ile ruh hallerimizi değiştirmek için…

L'Occident construit des camps, l'Europe s'apprête à réinstaurer la peine de mort

Batı, kamplar inşa ediyor, Avrupa ölüm cezasını yeniden getirmeye hazırlanıyor

Spécialement pour les insurgés..

Özellikle isyancılar için…

[Yönetici Roucas]:

Oh! Qu'est-ce qu'y s'passe en régie?

Aaa ! rejide neler oluyor ?

[Teknisyen]:

Ça y est on est à l'antenne!

Tamam, yayındayız

[Yönetici Roucas]:

Mesdames et Messieurs, nous sommes selon toute vraisemblance victimes d'un piratage malveillant

Bayanlar ve baylar, görünüşe bakılırsa kötü niyetli bir sanal korsanlığın kurbanlarıyız

les services concernés mettent d’ors et déjà tout en œuvre pour tenter de...

Şu andan itibaren ilgili servisler çalışmak için faaliyete geçiyorlar

[Keny Arkana]:

Eh j'ai pas fini!!! Au nom de ceux qui ne veulent plus subir

Eh, sözümü bitirmedim. Artık katlanmak istemeyenler adına

La flamme au cœur, un idéal qui ne peut cautionner vos supplices

Kalplerde ateş, sıkıntılarınızı tasvip edemeyen bir ideal

L'espoir d'un nouveau souffle, la quête n'est pas terminée

Yeni bir nefesin umudu…arayış bitmedi

Humanité, chaque instant est propice, contient l'éternité

İnsanlık, her bir an elverişlidir, sonsuzluk içerir

Soldats de la paix, ainsi on s'interroge

Barışın askerleri, böylece kendimizi sorgularız

D'une machine qui assassine, bénis soient ceux qui s'interposent

Katliam yapan bir makineden başka şeyler yapanlar

Ceux qui construisent autre chose

Kutlu olsun (katliama) engel olanlar

Mesdames et messieurs veuillez ouvrir les yeux car le monde sera votre propre sort!

Bayanlar ve baylar, lütfen gözlerinizi açın çünkü dünya sizin kendi kaderiniz olacak

Les cœurs sont irradiés, coffres-forts barricadés

Kalpler sızlıyor, çelik kasalar kapalı

Tous fleurons du changement finissent sous les matraques des brigadiers!!

Değişimin bütün kıymetli şeyleri jandarma coplarının altında sona eriyor

Des flics armés au racisme colonial

Sömürgeci ırkçılıkla silahlanmış polisler

Des principes honorables écrasés car ça ne pense qu'au dolar

Değerli ilkeleri ayaklar altına alındı çünkü dolardan başka şey düşünmez

Zéro au moral à force de perdre nos villes

Şehirlerimizi kaybetmenin yüzünden moralimiz sıfır

Nourris aux films américains et à la bouffe de Tchernobyl

Amerikan filmleri ve Çernobil’in gıdalarıyla beslendik

Putain, on a dit non à la triche des vainqueurs

Lanet olsun ! Galip gelenlerin düzenbazlığına “hayır” dedik

Redessine demain devient peuple. Société redevient peuple

Yarını yeniden tasarla, millet olur. Toplum yeniden millet olur

[Pierre-Georges Smila]:

Chers téléspectateurs, vous venez d'entendre une propagande terroriste, faite par des personnes

Sayın seyirciler, biraz önce sorumsuz kişilerce yapılan terör yanlısı bir propaganda dinlediniz

irresponsables, la police nous informe qu'il s'agit d'un groupuscule connu de leurs services et qu'elle...

Polis bize,yaptıklarıyla bilinen küçük bir grubun söz konusu olduğunu bildiriyor ve bu küçük grup…

[Keny Arkana]:

Mesdames et messieurs ne les écoutez pas

Bayanlar ve baylar, onları dinlemeyin

Pas de débats face aux dégâts

(Verilen) zararlar karşısında tartışma yapmıyoruz

Le mensonge sort de la bouche des médias

Yalanlar, medyanın ağzından çıkıyor

Ils veulent nous bâillonner. Aux tortionnaires distribuent des médailles

Bizi susturmak istiyorlar. İşkencecilere madalyalar dağıtıyorlar

Le pilier le plus fonctionnel du terrorisme d'État

Devlet terörünün en kullanışlı destekçisi

Coup d'éclat venu clamer à vous autres

Sizin hepinize gelip haykıran öfke patlaması

Voyez qu'on a plein de belles choses à construire

İnşa edecek bir sürü güzel şeylerimizin olduğunu

Et que personne viendra nous sauver

Ve kimsenin bizi kurtarmaya gelmeyeceğini görün

Tous sonnés, dehors. Seule la foi reste de l'or

Herkes sersemlemiş dışarıda,sadece inançtır altın değerinde olan

Êtes-vous d'accord que ce monde ne reflète pas le rêve de l'homme?

Bu dünyanın,insanın hayalini yansıtmadığı konusunda hemfikir misiniz ?

Révolution intérieure, dès lors qu'on comprends

Devrimin filizlenmesi için değişimi içimizde taşımamız

Qu'il faut porter le changement dedans pour qu'il puisse éclore

Gerektiğini anladığımız zaman içimizde devrim olacak

Urbain sera l'exode, que le verbe nous honore

Şehir,topluca kaçılan yer olacak,kutsal kitap bizi onurlandırsın

Car c'est les enfants de la terre contre les armées du veau d'or

Çünkü bunlar,altın buzağının* ordularına karşı yeryüzünün çocukları

Mesdames et messieurs nous sommes ces jeunes qu'on ghettoïse

Bayanlar ve baylar bizler gettolara hapsettikleri gençleriz

Rappelez-vous de nos paroles lorsqu'ils nous diront terroristes

Bize terörist diyecekleri zaman sözlerimizi hatırlayın

A l'antenne c'était Arka du clan des Wanted

Uzaklardaki bir vaadin yankısı gibi

Comme un écho d'une promesse lointaine

Aranan suçluların çetesinden Arkana yayındaydı

[Technicien]:

Dis qu'c'est des conneries!

Bunun bir saçmalık olduğunu söyle

[Pierre-Georges Smila]:

Mesdames et Messieurs, nous réitérons nos excuses après cet acte révoltant

Bayanlar ve baylar bu kışkırtıcı eylemin ardından tekrar özürlerimizi bildiriyoruz

Nous venons de récupérer définitivement l'antenne, nous insistons sur le fait que ce groupuscule étant

Kesin olarak yayının kontrolünü geri aldık, bu küçük grubun son derece tehlikeli olduğu konusunda

extrêmement dangereux, tout ce que vous venez d'entendre n'est naturellement que purs mensonges.

Israr ediyoruz. Az önce duyduğunuz her şey düpedüz yalanlardan ibarettir

*Altın buzağı : Hazreti Musa, bir süre kavminin başında olmadığı bir dönemde

yerine Hz. Harun’u vekil bırakmış ve bu sırada Samiri adında bir adam “artık Musa yok,

yeni bir Tanrı bulmalıyız” diyerek altından bir buzağı yapmış ve Harun peygamberin

karşı çıkmasına rağmen, Hz.Musa’nın peygamberliğine iman ettikleri halde bazıları

bu buzağıya tapmışlar. Altın buzağı, ilk fırsatta inancından vazgeçip yoldan

sapmanın bir simgesi durumunda.

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!