Enough - Disturbed

Enough

Disturbed
15 Jan 2015 1,578 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

We don't want them,

Onları istemiyoruz

Onları istemiyoruz

We want everything

Biz her şeyi istiyoruz

And we've told them

Ve onlara

To want everything

Her şeyi istemelerini söyledik

We don't want them,

Onları istemiyoruz

We want everything

Biz her şeyi istiyoruz

And we’ve stolen in this suffering

Ve bu acıda çaldık

And we told them

Ve onlara

To want everything

Her şeyi istemelerini söyledik

But use caution

Ama tedbirli ol

In what you believe

Neye inandığın konusunda

And the haunted,

Ve teki olmayan

Deny everything

Her şeyi yalanla

Controlling,

Kontrol etmek

In this suffering

Bu acıda

When they’re broken,

Onlar bozukken

And lost everything

Ve her şeyi kaybedince

They're so much easier to lead

Onlar izlenmek için çok daha kolay

Take their hope away

Onların umutlarını yok et

Take their life away

Onların hayatlarını al

Leave them nothing left inside

Onları içlerinde hiç bir şey kalmadan bırak

When your own have died

Kendin öldüğünde

When there's no more pride

Daha fazla onur kalmadığında

When your soul is frozen

Ruhun donuklaştığında

Is that enough?

Bu yeterli mi?

When your heart is broken

Kalbin kırıldığında

A thousand times

Bin defa

With every moment

Her hareketle

Is that enough?

Bu yeterli mi?

[Without warning,

(Uyarı olmadan,

We take everything]

Her şeyi alıyoruz)

Without warning,

Uyarı olmadan

We take everything

Her şeyi alıyoruz

Undaunted in this suffering

Bu acıda cesuruz

The dark forces

Karanlık güçler

Surround everything

Her şeyi çevreliyor

Make it impossible to see

Görmeyi imkansız yapıyorlar

Take their hope away

Onların umutlarını yok et

Take their life away

Onların hayatlarını al

Leave them nothing left inside

Onları içlerinde hiç bir şey kalmadan bırak

When your own have died

Kendin öldüğünde

When there's no more pride

Daha fazla onur kalmadığında

When your soul is frozen

Ruhun donuklaştığında

Is that enough?

Bu yeterli mi?

When your heart is broken

Kalbin kırıldığında

A thousand times

Bin defa

With every moment

Her an

Is that enough?

Bu yeterli mi?

HAVEN'T THEY SUFFERED ENOUGH!

Yeterince acı çekmediler mi?

HAVEN'T WE SUFFERED ENOUGH!

Yeterince acı çekmedik mi?

HAVEN'T THEY SUFFERED ENOUGH!

Yeterince acı çekmediler mi?

THE DAMAGE MORE THAN,

Hasar (zarar)

THEY CAN BARE!

Taşıyabileceklerinden fazla!

HAVEN'T THEY SUFFERED ENOUGH!

Yeterince acı çekmediler mi?

HAVEN'T WE SUFFERED ENOUGH!

Yeterince acı çekmedik mi?

HAVEN'T THEY SUFFERED ENOUGH!

Yeterince acı çekmediler mi?

THE DAMAGE MORE THAN,

Hasar (zarar)

I CAN BARE!

Taşıyabileceğimden fazla!

Did they even have the reason why?

Onlar nedenini olsun biliyorlar mı?

Countless sons and daughters had to die

Sayısız oğul ve kız evlat ölmek zorunda kaldı

Can you even comprehend the pain?

Acıyı (bile) anlayabiliyor musun?

Tell me when your

Söyle bana sen

Own have died

Kendin öldüğünde

When there's no more pride

Daha fazla onur kalmadığında

When your soul is frozen

Ruhun donuklaştığında

Is that enough?

Bu yeterli mi?

When your heart is broken

Kalbin kırıldığında

A thousand times

With every moment

Her an

Is that enough?

Bu yeterli mi?

When you’re own have died

Kendin öldüğünde

[Have died]

(öldüğünde)

When there's no more pride

Daha fazla onur kalmadığında

[No more pride]

(daha fazla onur)

When your soul is frozen

Ruhun donuklaştığında

Is that enough?

Bu yeterli mi?

[Is that enough?]

Bu yeterli mi?

When your heart is broken

Kalbin kırıldığında

A thousand times

With every moment

Her an

Is that enough?

Bu yeterli mi?

-İstek Çeviri-

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!