Shadow Duet - Dark Tranquillity
Çeviri

Shadow Duet

Dark Tranquillity
24 Jul 2015 1,671 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Voice of the Shadow of Beauty

Voice of the Shadow of Darkness

Güzelliğin gölgesinin sesi

Karanlığın gölgesinin sesi

shadows play

in my wilderness' mindscape they seek

one spiteful and wicked

one humble and meek

Gölgeler peşine düştükleri

Bakir zihnimde oynuyor

Biri kin dolu ve alçak

Biri mütevazi ve uysal

a windswept pale landscape

of edified thought

two frictional forces

a triad have brought

Terbiye edilmiş düşüncelerin

rüzgarla süpürülmüş solgun manzarası

iki sürtünme kuvveti

Bir üçlüyü teşkil etti

woven

a soft breeze whispers slowly

within me

in the valley of my mind

the aerial mists sink falling

and its breath both foul and holy

is like the deer to a dying hind

slowly traversing the atmosphere

Örülmüş

Hafif bir meltem fısıldar aheste aheste

İçimde

Aklımın vadisinde

Havadaki sis bataklığı alçalıyor

Ve nefesi hem kokuşmuş hem kutsal

Ölen bir dişi geyiğe karşı erkek geyik gibi

yavaşça geçiyor atmosferi bir yandan diğer yana

calling wordless, yet in soul so true

nameless, yet it lives in you

shapeless like the purity of pain

lawful when all fear is slain

Çağırıyor kelimeler olmadan,ama ruhta öylesine gerçek

isimsiz ama içinde yaşıyor

acının saflığı misali şekilsiz

Tüm korkular katledilirken adil

one shadow of beauty caressing the flowers

the paleness of winter reflects in her eyes

Güzelliğin bir gölgesi okşar çiçekleri

Kışın solgunluğu gözlerinde yansır

deity of stardom

enticer of stardoom

so soft and so silent

maternal - eternal

serenity fades

blinded by visions of sunlight nocturnal

with the darkening of skies

Yıldızların tanrısı

Yıldız kıyametinin gönül çeleni

Çok yumuşak ve çok sessiz

anaç – ebedi

sükunet uzaklaşır

göklerin kararmasıyla birlikte

Gece güneş ışığının görünmesinden dolayı kör olmuş

one shadow of darkness

a shade of deep hate

a wanderer's spectre with fury ablaze

in sheets of sharp silver

laid youthful to die

reborn into vengeance

dark flames dance in grace

Karanlığın bir gölgesi

Derin nefretin bir gölgeliği

Bir gezginin öfkeli hayaleti ışıl ışıl

Şık gümüşten levhalarda

Ölüme uzandı gençlik

İntikama yeniden doğ

Karanlık alevler dans eder zarafetle

dark flames dance in grace

in the grace of storms

one shadow of beauty

one shadow of darkness

sailing free on the sea within my mind

Karanlık alevler dans eder zarafetle

Fırtınaların zarifliğinde

Güzelliğin bir gölgesi

karanlığın bir gölgesi

Aklımın içindeki denizde özgürce yol alıyor

surging dark oceans

perpetual waters

creator of life

and reclaimer of souls

mother ocean

watching the deep fjords uneasily moving

whipping the white waves towards the cold air

rising like swans in a scarred, sudden motion

a cascade of lost feathers

adrift on the sea

dalgalı karanlık okyanuslar

Bitmez tükenmez sular

hayatın yaratıcısı

ruhların arıtıcısı

okyanus ana

İzliyor derin fiyordları,endişeyle hareket ediyor

Kamçılıyor beyaz dalgaları soğuk havaya doğru

Yaralı olarak, kuğular gibi yükseliyor, ani hareket

kayıp kuş tüylerinden bir çağlayan

denizde bir akıntı

hark

a serenade in the tongue of the wind

Kulak ver

Rüzgarın dilindeki bir serenata

the sighs of the centuries, so sonorous in the bower

hovering further athwart a leafy cover

a shelter for those whose time's wind make them wither

and therefore they choose to guide this time-wind hither

Asırların iç çekişleri , kameriyede

çok gür sesli

Havada dahada öteye süzülen yapraktan bir örtü

Zamanın rüzgarının kendilerini soldurduğu kimseler için bir barınak

Ve bu yüzden rehberlik etmeyi seçiyorlar bu kez-

Bu taraftaki rüzgara

alas, in tune with the tide of time

i was, but I'm not

nor I'll be with its pride

Eyvah, zamanın gelgitleriyle ahenkli

Bendim, ama değilim

Ne de onun gururuyla olacağım

yes, aeons have flown

but more is to come

for I know time

a friend that I greet with open arms

a brotherhood of deadly harm and joy

but time is not eternal, their life stars not immortal

setting souls can never pass through the pearly portal

no bliss be given

nor joy

Evet, sonsuzluklar kayıpara karıştı

Ama daha da fazlası gelecek

Zamanı tanıdğım için

Sıcak bir şekilde karşıladığım bir arkadaş

Ölümcül zarar ve sevincin kardeşliği

ancak zaman sonsuz değil, ömür yıldızları ölümsüz

değil

Olgunlaşan ruhlar inci gibi kapıdan

asla geçemez

Verilecek bir saadet yok

neşe de yok

flowing down the gates of hell fire

i cry for you...

don't spill your tears for me

but for your kit and kin

my scions of light?

deprived of the lust and the treasure of pleasure

which is the fuel for life and glory

Cehennem ateşinin kapıları aşağı doğru akıyor

Senin için ağlıyorum

benim için gözyaşlarını akıtma

Ama eş dost için (akıt)

Işıktan oğullarım mı?

Yaşam ve şerefin yakıtı olan

şehvetten ve zevk hazinesinden

yoksun kalmış

silent your dark desires within entirety's light

Mükemmelliğin ışığı içinde sessiz karanlık arzuların

-solitude

sanctity

sanctuary

sanctum, sanctum,

sanctum (tranquility)

-yalnızlık

Kutsallık

İbadethane

Kutsal yer

Kutsal yer (huzur)

hear me

you who hold the fate of stars in hand

before creation's eye I stand

my soul set free

in summerland

duy beni

sen yıldızların kaderini elinde tutansın

Karşı koyduğum yaratılış gözünden önce

Ruhum özgürlüğünü veriyor

yaz diyarında

mighty the strand of the universe

a chaos void tomb of dead worlds

hark

what?

divinity flows in your heart

cast it alight, the seed of all art

slowly reborn from a sunless state of mind

silent, you fool

a cradle of roses

embedded in stillness and shade

kudretli,evrenin kıyısı

bir kaos,ölü dünyaların boş mezarı

Kulak ver

ne?

kutsallık kalbine akıyor

Dök onu ışıl ışıl, tüm sanatın tohumunu

Kasvetli bir haleti ruhiyeden yavaşça yeinden doğ

suskun, seni aptal

güllerden bir beşik

Hareketsizlikte ve gölgelikte gömülmüş

silent, you fool

thine words are untrue

remember Endymion's crestfallen tears

Serene art the gods, yet pain is their way

he touched by the heavens

his hellfire nears

suskun, seni aptal

Senin sözlerin asılsız

Hatırla Endymion'un kederli gözyaşlarını

Tanrıların berrak sanatı, ancak acı onların yoludur

Gök kubbeye kadar dokundu

Cehennem ateşi yaklaşır

a silent divinity, now see your body of air

free now your heavenly body of air

Sessiz bir ilahilik,şimdi gör havalı bedenini

Şimdi özgür bırak kutsal havalı bedenini

come bathe in the rays of the all-seeing one

holding the fate of all life in both hands

breathing life-force

like gold made from sand

Her şeyi gören birinin ışık huzmelerinde gel yıkan

Her iki elinde tüm hayatın kaderini tutarak

Hayat enerjisi soluyarak

Kumdan yapılmış bir altın gibi

my winged steed of moonlight

black stallion of thunder

we rode above the greenish earth

and tore the green asunder

but what you left bleeding

destroyed a soul forsaken world

and your deeds of sharp silver

decoyed a mind forsaken herd

ay ışığından kanatlı küheylanım

Gök gürültüsünden kara atım

Yeşilimsi yeryüzü üzerinde at koşturduk

Ve tarumar haldeki yeşilliği paramparça ettik

ama kan ağlayarak geride bıraktığın şey

Bir ruhu,terkedilmiş bir dünyayı harap etti

Ve keskin gümüşten senetlerin

Bir aklı,terkedilmiş bir sürüyü tuzağa düşürdü

a duet of shadows

a duet of shadows

a duet of thoughts

a duet of thoughts

of beings we feed

with the dust of our thoughts

residing within us

the two-fold wheel of life

of insight created a triad of jewels

Gölgelerin bir düeti

Gölgelerin bir düeti

Düşüncelerin bir düet

Düşüncelerin,beslediğimiz

varlıkların bir düeti

Düşüncelerimizin tozlarıyla

İçimizde bulunan

Hayatın, anlayışın iki katlı çarkı

değerli şeylerden bir üçlü oluşturdu

a thin leaf of the life-tree's truth

Yaşam ağacının hakikatininin zayıf bir yaprağı

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!