And When He Falleth - Theatre Of Tragedy
Çeviri

And When He Falleth

Theatre Of Tragedy
16 Apr 2015 1,294 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

And When He Falleth

"Be my kin free fro carnal sin,

Bridle the thoughts of thy Master."

"There hath past away a glore fro the Earth;

A glore that in the hearts and minds of men,

Men dementéd - blindfoldéd by light,

Nourisheth as weed in their well-groom'd garths."

"Might I too was blindfoldéd ere,

"The quality of mercy and absolution,

Tho' years have master'd me

Whence cometh such qualities?

A masque of this to fashion:

Build thyself a mirror in which

Seer blest, thou best philosopher!"

Solely wanton images of thy desire appear!"

"'Tis the Divine Comedy -

"'Tis the Divine Tragedy -

The fool and the mocking court;

The fool and the mocking court;

Fool, kneel now, and ring thy bells!

Fool, kneel now, and ring thy bells!

We hold the Earth fro Heaven away."

Make us guffaw at thy futile follies,

Yet for our blunders - Oh, in shame;

Earth beareth no balm for mistakes -

We hold the Earth fro Hell away."

[Dialogue:]

That cross you wear around your neck;

is it only a decoration, or are you a

true Christian believer?

Yes, I believe - truly.

Then I want you to remove it at once!

- and never to wear it within this castle

again! Do you know how a falcon is trained my

dear? Her eyes are sewn shut. Blinded temporarily

she suffers the whims of her God patiently, until

her will is submerged and she learns to serve -

as your God taught and blinded you with

crosses.

You had me take off my cross because it

offended....

It offended no-one. No - it simply appears

to me to be discourteous to... to wear

the symbol of a deity long dead.

My ancestors tried to find it. And to open

the door that seperates us from our Creator.

But you need no doors to find God.

If you believe....

Believe?! If you believe you are...gullible.

Can you look around this world and believe

in the goodness of a god who rules it?

Famine, Pestilence, War, Disease and Death!

They rule this world.

There is also love and life and hope.

Very little hope I assure you. No. If a god

of love and life ever did exist...he is long

since dead. Someone...something rules in his

place.

[sung:]

"Believe? In a deity long dead? -

I would rather be a pagan suckléd in creeds outworn;

Whith faärytales fill'd up in head;

Thoughts of the Book stillborn."

"Shadow of annoyance -

Ne'er come hither!

...And when He falleth, He falleth like Lucifer,

Ne'er to ascend again..."

Ve O Düştüğünde

Şehvet günahından arınmış kandaşım ol

Efendinle ilgili düşüncelerini dizginle

Dünyadan bir parlaklık geçti gitti

O parlaklık ki, insanoğlunun kalbinde ve zihnindeydi.

İnsanoğlu çıldırdı, ışıkla kör oldu

Güzelce düzenlenmiş kilise bahçelerinde yabani otlar gibi geliştiler.

Ben de önce körleşmiş olabilirim

Yıllar beni ustalaştırmış olsa da.

Bir maske giyiliyor:

"kutsanmış kahin", "en iyi düşünür"!

Merhamet ve affediş,

Bu özellikler nereden geldi?

Kendinize bir ayna yaptınız,

Sırf kendi zevkinizin ahlaksız görüntülerinin göründüğü!

Bu ilahi komedya - ilahi tragedya

Aptal ve sahte mahkeme

Aptal olan, diz çök ve zillerini çal

Dünya'yı cennet'ten ayırdık

Güldür bizi beyhude akılsızlıklarına

Büyük hatalarımıza rağmen-ah, utanç içinde

Dünya hatalar için merhem sunmadı

Dünya'yı cehennem'den ayırdık.

Diyalog:

Erkek:boynunuza taktığınız o haç,

sadece bir süs mü yoksa gerçek bir hristiyan mısınız?

Kadın:evet, inanıyorum.

Erkek:o halde bir an önce çıkarmanızı emrediyorum!

Ve bir daha bu kale içinde takmayın!

Erkek:bir şahinin nasıl eğitildiğini bilir misin, canım? Gözleri dikilir.

Geçici olarak körleştirilmiş bir halde "tanrı"sının gereksiz emirlerine sabırla boyun eğer,

Ta ki kendi iradesi bastırılana ve itaat etmeyi

öğrenene kadar-aynı sizin tanrınızın size haçlarla yaptığı gibi.

Kadın:haçımı çıkarttırdınız çünkü rahatsız oldunuz bundan-

Erkek:kimsenin rahatsız olduğu yok. sadece bana saygısızca geliyor...

Uzun zaman önce ölmüş bir sembolü taşımak.

Atalarım onu bulmaya çalıştı, ve yaratıcımızdan bizi ayıran kapıyı açmaya.

Kadın:ama tanrıyı bulmak için kapılara ihtiyacınız yok ki. eğer inanırsanız..

Erkek:inanmak mı?! eğer inanıyorsan aptalsındır.

Bu dünyada etrafına bakıp da bir iyiliği yöneten

bir tanrının varlığına inanabiliyor musun?

Kıtlık, veba, savaş, hastalıklar ve ölüm! onlar dünyayı yönetiyor.

Kadın:ayrıca sevgi, yaşam ve umut da var...

Erkek:çok az umut var, seni temin ederim.

Eğer sevgi ve yaşamın bir tanrısı var olduysa bile... çok uzun zaman önce öldü.

Burada birileri...birşeyler bizi yönetiyor.

İnanmak? uzun zaman önce ölmüş bir sembole?

Bir pagan olmayı tercih ederim, çağdışı inançlardan süt emmiş;

Aklı peri masallarıyla dolu:

Kitap'ın düşünceleri ölü doğmuş.

Rahatsızlığın gölgesi,

Buraya asla gelme!

...ve o düştüğünde, lucifer gibi düştü

Bir daha asla yükselmemek üzere...

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!