R
Çeviri

Hexagone

Renaud Sechan
04 Apr 2015 1,510 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Hexagone

Ils s'embrassent au mois de janvier,

Car une nouvelle année commence,

Mais depuis des éternités

L'a pas tell'ment changé la france.

Passent les jours et les semaines,

Y a qu'le décor qui évolue,

La mentalité est la même :

Tous des tocards, tous des faux culs.

Ils sont pas lourds, en février,

à se souvenir de charonne,

Des matraqueurs assermentés

Qui fignolèrent leur besogne,

La france est un pays de flics,

à tous les coins d'rue y'en a 100,

Pour faire règner l'ordre public

Ils assassinent impunément.

Quand on exécute au mois d'mars,

De l'autr' côté des pyrénées,

Un arnachiste du pays basque,

Pour lui apprendre à s'révolter,

Ils crient, ils pleurent et ils s'indignent

De cette immonde mise à mort,

Mais ils oublient qu'la guillotine

Chez nous aussi fonctionne encore.

Etre né sous l'signe de l'hexagone,

C'est pas c'qu'on fait d'mieux en c'moment,

Et le roi des cons, sur son trône,

J'parierai pas qu'il est all'mand.

On leur a dit, au mois d'avril,

à la télé, dans les journaux,

De pas se découvrir d'un fil,

Que l'printemps c'était pour bientôt,

Les vieux principes du seizième siècle,

Et les vieilles traditions débiles,

Ils les appliquent tous à la lettre,

Y m'font pitié ces imbéciles.

Ils se souviennent, au mois de mai,

D'un sang qui coula rouge et noir,

D'une révolution manquée

Qui faillit renverser l'histoire,

J'me souviens surtout d'ces moutons,

Effrayés par la liberté,

S'en allant voter par millions

Pour l'ordre et la sécurité.

Ils commémorent au mois de juin

Un débarquement d'normandie,

Ils pensent au brave soldat ricain

Qu'est v'nu se faire tuer loin d'chez lui,

Ils oublient qu'à l'abri des bombes,

Les francais criaient "vive pétain",

Qu'ils étaient bien planqués à londres,

Qu'y avait pas beaucoup d'jean moulin.

Etre né sous l'signe de l'hexagone,

C'est pas la gloire, en vérité,

Et le roi des cons, sur son trône,

Me dites pas qu'il est portugais.

Ils font la fête au mois d'juillet,

En souv'nir d'une révolution,

Qui n'a jamais éliminé

La misère et l'exploitation,

Ils s'abreuvent de bals populaires,

D'feux d'artifice et de flonflons,

Ils pensent oublier dans la bière

Qu'ils sont gourvernés comme des pions.

Au mois d'août c'est la liberté,

Après une longue année d'usine,

Ils crient : "vive les congés payés",

Ils oublient un peu la machine,

En espagne, en grèce ou en france,

Ils vont polluer toutes les plages,

Et par leur unique présence,

Abîmer tous les paysages.

Lorsqu'en septembre on assassine,

Un peuple et une liberté,

Au cœur de l'amérique latine,

Ils sont pas nombreux à gueuler,

Un ambassadeur se ramène,

Bras ouverts il est accueilli,

Le fascisme c'est la gangrène

à santiago comme à paris.

Etre né sous l'signe de l'hexagone,

C'est vraiment pas une sinécure,

Et le roi des cons, sur son trône,

Il est francais, ca j'en suis sûr.

Finies les vendanges en octobre,

Le raisin fermente en tonneaux,

Ils sont très fiers de leurs vignobles,

Leurs "côtes-du-rhône" et leurs "bordeaux",

Ils exportent le sang de la terre

Un peu partout à l'étranger,

Leur pinard et leur camenbert

C'est leur seule gloire à ces tarrés.

En novembre, au salon d'l'auto,

Ils vont admirer par milliers

L'dernier modèle de chez peugeot,

Qu'ils pourront jamais se payer,

La bagnole, la télé, l'tiercé,

C'est l'opium du peuple de france,

Lui supprimer c'est le tuer,

C'est une drogue à accoutumance.

En décembre c'est l'apothéose,

La grande bouffe et les p'tits cadeaux,

Ils sont toujours aussi moroses,

Mais y a d'la joie dans les ghettos,

La terre peut s'arrêter d'tourner,

Ils rat'ront pas leur réveillon;

Moi j'voudrais tous les voir crever,

étouffés de dinde aux marrons.

Etre né sous l'signe de l'hexagone,

On peut pas dire qu'ca soit bandant

Si l'roi des cons perdait son trône,

Y aurait 50 millions de prétendants.

Beşgen

Ocak ayında öpüşürler,

Çünkü yeni bir yıla girerler,

Ama bu fransa'yı ezelden beri

Pek değiştirmiş sayılmaz ki.

Günler geçer, haftalar,

Değişen yalnızca dekorlar,

Zihniyet ise hiç şaşmaz:

Hepsi çapsız, hepsi düzenbaz

Şubat'ta hangisi hatırlar ki,

Charonne'da olan biteni,

Göçmenlerin kafasını

Parçalayan usta copçuları,

Fransa bir polis ülkesi,

Her köşede vardır yüzlercesi,

Kurmak için kamu düzenini

Korkusuzca işlerler cinayetlerini

Mart ayında, ibret olsun diye

Bask bir anarşist idam edildiğinde,

İsyan etmek neymiş öğrensin diye,

Pirenelerin karşı eteklerinde,

Bu iğrenç katliamı görünce

Ağlar, zırlar, isyan ederler elbette,

Ama unuturlar ki çalışmaktadır hâlâ

Giyotin bizim buralarda da.

İnsanın fransa'da doğmuş olması

Şu sıralar pek de matah değildir

Ve tahtına tünemiş olan hıyarların kralı

Bahse girerim ki alman değildir.

Nisan kazma kürek yaktırır,

Mart kapıdan baktırır

Televizyonda gazetede hep anlatılır

Derler ki baharın gelmesi yakındır,

Xvı. yüzyıldan kalma ilkeler

Ve geri zekalı gelenekler

Harfiyen getirilir yerine,

Acıyorum aslında bu gerzeklere

Mayıs ayında canlanır anıları,

Anımsarlar akan kızıl ve kara kanları,

Neredeyse tarihin gidişini

Değiştiren yarım kalmış bir devrimi,

Ama nasıl unutayım ki ben,

Özgürlükten delicesine ürken

Ve koşar adım düzene oy veren

O milyonlarca koyunu

Haziran ayında hemen koşarlar

Normandiya çıkartmasını kutlarlar,

Evinden uzaklarda ölmeye gelmiş

Aslan amerikalı askeri anarlar

Unuturlar ki o sırada, bombalardan gizlenmiş,

“yaşasın pétain” diye bağırıyordu fransızlar,

Onlar londra'ya kapağı atmışlardı

Jean moulin benzeri direnişçi pek azdı.

İnsanın fransa'da doğmuş olması

İnanın övünülecek bir şey değildir

Ve tahtına tünemiş olan hıyarların kralı

Sakın demeyin ki bana portekizlidir.

Temmuz ayı gelip çattığında,

Ne sömürüyü ne de sefaleti asla

Kaldıramamış olan bir devrimin anısına

Bayram yapıp eğlenirler,

Balolarda sarhoş olup boy gösterirler,

Havai fişeği, şarkılar türküler,

Biraya boğulup unutmak isterler

Piyon gibi güdüldüklerini

Özgürlüklerini ilan ederler ağustos'ta,

Fabrikada geçen uzun bir yıldan sonra

“yaşasın ücretli izin” diye bağırırlar,

Bir süreliğine makineleri unuturlar,

İspanya, yunanistan ya da fransa'yı

Gezmeye çıkıp kirletirler tüm plajları

Sırf varlıklarıyla bile bozup doğayı,

Piç ederler tüm manzaraları

Eylül'de katlettiklerinde,

Latin amerika'nın göbeğinde,

Özgürlüğü ve koca bir halkı,

Ara ki bulasın kızıp haykıranları,

Bir büyükelçi ortaya çıkar,

Hemen kucak açarlar,

Faşizm bir kangrendir, iflah etmez

Santiago ya da paris'te, fark etmez

İnsanın fransa'da doğmuş olması

Vallahi kolay şey değildir

Ve tahtına tünemiş olan hıyarların kralı

Fransız'dır, bakın bu kesindir.

Ekim'de bağ bozumu zamanı

Mayalanır üzümler fıçılarca

Pek övünürler bağlarıyla

"côtes-du-rhône"larıyla "bordeaux"larıyla,

Toprağın kanını ihraç edip satarlar

Dünya aleme yollarlar,

Şarapları ve camambert'leri

Yalnızca bu gururlarıdır bu hödükleri

Kasım ayı otomobil fuarı vakti,

Koşar seyretmeye binlercesi,

Asla almaya paralarının yetmeyeceği

Peugeot'nun son modelini,

Otomobili, at yarışı, televizyonu

Afyonudur fransa halkının bu,

Bağımlılık yaratan bu ilaçları

Kesmek demek öldürmektir onları

Aralık ayı işte geldi büyük kutsama,

Şölenler, küçük hediyeler,

Yine de dertlenirler,

Gettolar neşe doludur oysa,

Dünya dursa bile umursamaz bunlar

Yılbaşını kutlamasını asla kaçırmazlar,

Çok isterdim görebilmeyi

Kestaneli hindi tıkınırken geberdiklerini

İnsanın fransa'da doğmuş olması

Ne boktan iştir vallahi

Ve hıyarların kralı bir gün kaybetse tahtını

50 milyon fransız yarışır almak için yerini.

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!