Where The Wild Roses Grow - Nick Cave
Çeviri

Where The Wild Roses Grow

Nick Cave
23 Mar 2015 3,428 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Where The Wild Roses Grow

They call me the wild rose

But my name was elisa day

Why they call me it i do not know

For my name was elisa day

From the first day i saw her i knew she was the one

She stared in my eyes and smiled

For her lips were the colour of the roses

That grew down the river, all bloody and wild

When he knocked on my door and entered the room

My trembling subsided in his sure embrace

He would be my first man, and with a careful hand

He wiped at the tears that ran down my face

[chorus]

On the second day i brought her a flower

She was more beautiful than any woman i'd seen

I said, 'do you know where the wild roses grow

So sweet and scarlet and free?'

On the second day he came with a single red rose

Said: 'will you give me your loss and your sorrow'

I nodded my head, as i lay on the bed

He said, 'if i show you the roses, will you follow?'

[chorus]

On the third day he took me to the river

He showed me the roses and we kissed

And the last thing i heard was a muttered word

As he knelt (stood smiling) above me with a rock in his fist

On the last day i took her where the wild roses grow

And she lay on the bank, the wind light as a thief

And i kissed her goodbye, said, 'all beauty must die'

And lent down and planted a rose between her teeth

[chorus]

Yaban Gülünün Yetiştiği Yerler

Beni yaban gülü diye çağırırlar

Fakat benim adım elisa day

Bilmem ki neden beni böyle çağırırlar

Cünkü benim adım elisa day

Onu gördüğüm ilk günden beri, biliyordum o aradığım kişiydi

Gözlerimin içine baktı ve gülümsedi

Dudakları güllerin rengindeydi

Nehrin aşağısında yetişenlerden, kan renkli ve yabani

Kapımı çalıp, odaya girdiğinde

Ürpertim onun kat'i kucaklamasıyla yatıştı

İlk aşkım olabilirdi, ve nazik elleri

Yüzümden kayan gözyaşlarını sildi

İkinci gün ona bir çiçek götürdüm

Tüm kadınlardan daha güzeldi o, şu ana kadar gördüğüm

Dedim ki: "biliyor musun yaban güllerinin yetiştiği yeri,

O kadar tatlı ve al ve özgür ki

İkinci gün tek bir kırmızı gülle geldi

Dedi ki: 'bahşeder misin bana kaybını ve kederini?

Başımla onayladım, yatağa uzanırken

Dedi ki: 'beni takip eder misin, sana gülleri gösterirsem?

Üçüncü gün beni nehre götürdü

Bana gülleri gösterdi ve öpüştük

Duyduğum son şey fısıltılı bir sözdü

Yumruğundaki bir kayayla, önümde diz çökülüydü(Gülümseyerek durdu)

Son gün onu yaban güllerinin yetiştiği yere götürdüm

ve banka uzandığında rüzgar bir hırsız gibi konmuştu

Ve elveda öpücüğü verdim, dedim ki: 'bütün güzellikler ölmeli'

Ve eğildim ve dişlerinin arasına bir gül yerleştirdim

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!