Something In The Air - David Bowie

Something In The Air

David Bowie
13 Jan 2015 4,285 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Dream B

Your coat and hat are gone

-Ceketin ve şapkan gitmiş

I really can't look at your little empty shelf

-Senin küçük boş rafına gerçekten bakamam.

A ragged teddy bear

-Eski pükü oyuncak bir ayı

It feels like we never had a chance

-Asla bir şansımız olmamış gibi hissettirir.

Don't look me in the eye

-Gözümün içine bakma!

We lay in each others arms

-Başkalarının kollarında yatarız.

But the room is just an empty space

-Ama oda sadece boş bir alan

I guess we lived it out

-Tahminimce burada yaşamışız

Something in the air

-Havada bir şey var

We smiled too fast

-Daha hızlıca gülümsedik

then can't think of a thing to say

-Birşey söylemek için düşünmekten...

Lived with the best times

-En iyi zamanlarla yaşadık

Left with the worst

-En kötülerle ayrıldık

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Nothing left to say

-Söylenmek için bırakılan birşey yoktu.

Let's take what we can

-Hadi alabileceğimiz herşeyi alalım.

I know you hold your head up high

-Biliyorum beni kendinden yüksek tutarsın

We've raced for the last time

-Son zamanlarda yarışırdık

A place of no return

-Geri dönmenin olmadığı bir yerde.

And there's something in the air

-Ve havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Something in the air

-Havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

Abracadoo, I lose you

-Abracadoo, Seni kaybederim

We can't avoid the clash

-Çatışmadan kaçınamayız.

The big mistake

-Büyük hata

Now we're gona pay and pay

-Şimdi ödeyecek ve ödeyeceğiz(bedelini)

The sentence of our lives

-Yaşamlarımızın cümlesi

Can't believe I'm asking you to go

-Sana gittiğini sorduğuma inanamaz.

We used what we could

-Ne yapabiliyorduysak onu yapardık

To get the things we want

-İstediklerimizi alabilmek için.

But we lost each other on the way

-Ama birbirimizi yolda kaybettik.

I guess you know I never wanted

-Tahminimce biliyorsun asla daha fazla istemediğimi

Anyone more than you

-Senden başka birini...

Lived all our best times

-En iyi zamanlarımızı yaşadık.

Left with the worst

-En kötülerle ayrıldık.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Say what you will

-Ne yapacağını söyle!

But there's something in the air

-Ama havada birşey var

Raced for the last time

-Son zamanlarda yarışırdık.

Well I know you hold your head up high

-Biliyorum, beni kendinden yüce tutardın.

There's nothing we have to say

-Söylememiz gereken birşey yok.

There's nothing in my eyes

-Gözlerimin içinde birşey yok.

But there's something in the air

-Ama havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

There's something I have to say

-Söylemem gereken birşey var.

There's something in the air

-Havada birşey var.

Something in my eye

-Gözümün içinde birşey var.

I've danced with you too long

-Seninle uzunca zaman dans ettik

Çeviren: Dream B

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!