Lover I Don't Have To Love - Bright Eyes

Lover I Don't Have To Love

Bright Eyes
06 Jan 2015 3,707 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

I picked you out,

Seni kalabalıktan çıkardım

Of a crowd and talked to you.

Ve konuştum seninle

Said I liked your shoes,

Ayakkabılarını beğendiğimi söyledim

You said, "Thanks, Can I follow you?"

Dedin ki “Teşekkürler, Seni takip edebilir miyim?”

So it's up the stairs,

Öyleyse yukarı katta

And out of view.

Ve görünmeden

No prying eyes.

Gözetleyen gözler olmadan

I poured some wine.

Biraz şarap koydum

I asked your name;

Ben adını sordum

You asked the time.

Sen de zamanı

Now it's two o'clock.

Şimdi saat iki

The club is closed,

Kulüp kapandı

We're up the block.

Engelleri aştık

Your hands on me,

Ellerin üzerimde

Pressing hard against your jeans,

Jean pantolonuna sıkıca yaslanıyorum

Your tongue in my mouth,

Dilin ağzımda

Trying to keep the words from coming out.

Sözcüklerin çıkmasını engellmeyi deniyorum

You didn't care to know.

Bilmek umurunda değildi

Who else may have been you before.

Başka kim olabilirdin önce

I want a lover I don't have to love.

Bir sevgili istiyorum sevmek zorunda olmadığım

I want a girl who's too sad to give a fuck.

Bir kız istiyorum bir şeyleri umursamamak için fazla üzgün olan

Where's the kid with the chemicals?

İlaçları olan çocuk nerede?

I thought he said to meet him here,

Sanırım benimle burada buşuşacağını söylemişti

But I'm not sure.

Ama emin değilim

I've got the Money

Param var

If you've got the time.

Eğer zamanın varsa

You said, "It feels good."

Dedin ki “Bu iyi hissettiriyor”

I said "I'll give it a try."

Dedim ki “Bir deneyeceğim”

Then my mind went dark,

Sonra zihnim karardı

We both forgot where your car was parked.

İkimiz de unuttuk arabanı nereye park ettiğini

Let's just take the train.

Hadi trene binelim

I'll meet up with the band in the morning.

Sabah grup ile buluşacağım

Bad actors, with bad habits...

Kötü aktörler, kötü alışkanlıkları olan

Some sad singers, they just play tragic.

Bazı üzgün şarkıcılar, sadece trajik çalıyorlar

And the phone's ringing.

Ve telefon çalıyor

And the van's leaving.

Ve kamyonet gidiyor

Let's just keep touching.

Hadi dokunmaya devam edelim

Let's just keep...keep singing.

Hadi sadece devam edelim…şarkı söylemeye

I want a lover I don't have to love.

Bir sevgili istiyorum sevmek zorunda olmadığım

I want a boy who's so drunk he doesn't talk.

Bir oğlan istiyorum öyle sarhoş ki konuşamayan

Where's the kid with the chemicals?

İlaçları olan çocuk nerede?

I got a hunger and I can't seem to get full.

Bir açlığım var ve doyamıyor gibiyim

I need some meaning I can memorize.

Belleğimde tutabileceğim bir anlama ihtiyacım var

The kind I have always seems to slip my mind.

Hep sahip olduğum aklımdan kayıp gidiyor

But you, but you...

Ama sen, ama sen…

You write such pretty words,

Çok güzel sözler yazıyorsun

But life's no storybook.

Ama hayat hikaye kitabı değil

Love's an excuse to get hurt.

Aşk incinmek için bir mazeret

And to hurt.

Ve incitmek için

Do you like to hurt?

İncitmekten hoşlanıyor musun?

I do, I do.

Ben hoşlanıyorum, hoşlanıyorum.

Then hurt me,

Öyleyse incit beni

Then hurt me,

Öyleyse incit beni

Then hurt me...

Öyleyse incit beni…

-İstek Çeviri-

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!