Curtain Falls - Blue
Çeviri

Curtain Falls

Blue
05 Jan 2015 5,778 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

We come from humble beginnings and

Mütevazi başlangıçlardan geliyoruz

Who could have guessed it when

Kim tahmin edebilirdi ki

You sit and doubt it and

Oturup şüphe ederken ve

Things aint all that bright

İşler çok parlak değilken

But we made it through the night

Ama geceyi atlatabildik

It's like a game of truth or dare

Bu bir gerçeklik veya meydan okuma günü gibi

If you can make it here

Eğer bunu burda başarabilirsen

You'll make it anywhere

Her yerde başarabilirsin

That's what we've been told

Bize anlatılan bu

But the story's getting old

Ama hikaye yaşlanıyor

(LEE)

Together we faced the cold outside

Birlikte dışardaki soğukla yüzleştik

No one can say we didn't try

Kimse çabalamadığımızı söyleyemez

And I will never give you up or let you go

Ve asla senden vazgeçmeyeceğim veya gitmene izin vermeyeceğim

Together we faced our final fears

Birlikte en büyük korkularımızla yüzleştik

Remember the moments that we shared

Paylaştığımız anları hatırla

That's why I'll never give you up or let you go

Bu yüzden asla senden vazgeçmeyeceğim veya gitmene izin vermeyeceğim

Nakarat:

[ We'll be ready when the curtain might fall

Perde kapanabileceği zaman hazır olacağız

Feel my heart beating when the crowd calls

Kalabalık çağırdığında kalbimin atışını hisset

I gotta read between the lines

Satırları okumalıyım

Cuz I'm living out the script of my life

Çünkü hayatımın senaryosunu yaşıyorum

Cuz we all got a part we must play

Çünkü hepimizin oynamamız gereken bir rolü var

And I've done it but I've done it my way

Ve ben bunu yaptım ama kendi yolumla yaptım

I gotta read between the lines

Satırları okumalıyım

Oohh (oohh)

In the script of my life

Hayatımın senaryosunda ]

(SIMON)

We started out many years ago

Çok seneler önce başladık

No one will ever know

Kimse asla bilemezdi

How far we've really come

Ne kadar ileri gidebileceğimizi

Since we walked away

Uzaklaştığımızdan beri

And no more words to say

Ve söyleyecek başka söz yok

(ANTONY)

And we made a lot of sacrifice

Ve çok fedakarlık yaptık

Undid a lot of ties

Birçok düğümü çözdük

Fought a lot of fights

Bir çok kavgada dövüştük

To get where we are now

Şu anda olduğumuz yere gelmek için

Just don't ask me how

Bana nasıl diye sorma

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!