Quand Je Marche - Ben Mazue
Çeviri

Quand Je Marche

Ben Mazue
31 Jul 2023 346 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Faut que j'envoie ces lettres,

Bu mektupları göndermem gerek

Faut que je rappelle mon père d'abord,

Önce babamla görüşmem gerek

Faut que je prévoie cette fête

Altın plak için söz verdiğim

Que j'ai promis de faire pour le disque d'or.

Bu kutlamayı planlamam gerek

Faut que je pense à l'été,

Yaz mevsimini düşünmem gerek

Trouver des colos pour les gamins,

Çocuklar için tatil kampları bulmak

Me demander quand est-ce que je les ai,

Ve ne zaman bulduğumu düşünmem gerek

Et puis pour qu'ils voient leurs cousins…

Ve sonra çocukların kuzenlerini görmeleri için…

Faut que je sache c'que mes sœurs ont prévu,

Kız kardeşlerimin neyi planladıklarını bilmem gerek

Elles vont dire qu'elles m'l'ont déjà dit,

Neyi planladıklarını bana daha önce dediklerini söyleyecekler

J'vais répondre oui mais que j'sais plus,

Evet diye cevap vereceğim ama daha fazlasını bileyim

Il faudra qu'je pense à samedi.

Cumartesi gününü düşünmem lazım

J'aimerai les emmener à la mer

Onları denize götürmek isterdim

Loin de ces humeurs grisâtres

Şu iç karartıcı ruh hallerinden uzakta

Le dimanche on ira voir mon pere

Pazar günü babamı görmeye gideceğiz

On regardera le match tous les quatre

Dördümüz birlikte maç seyredeceğiz

Pour ça faut qu'j'l'appelle d'abord lui

Bunun için önce babamı aramam lazım

Puis cette fille à qui j'avais promis

Sonra söz verdiğim o kızı

Déjà y'a cinq jours que demain

Zaten beş gün oldu ki yarın

J'la contacterai c'est certain

O kızla görüşeceğim bu kesin

Et que j'lui donnerai mon avis

Ve ona, şu şeyle ilgili, yayınladığı

Sur ce truc là, qu'elle a sorti

Sırası gelmişken, çok iyi bulduğum

Un podcast sur les interdits

“Yasaklar” konusundaki bir yayını

Que j'ai trouvé d'ailleurs très bien

Hakkındaki düşüncemi söyleyeceğim

Et puis faut qu'je poste un beau contenu

Ve sonra güzel bir içerik yollamam gerekiyor

J'sais pas, un truc nouveau

Bilmiyorum, yeni bir şey

Et vu le temps qu'je passe dessus,

Ve üzerinde harcadığım zamana bakılırsa

Beaucoup trop peu pour qu'ce soit beau

Güzel olması için çok çok az bir zaman

Ça va être nul et le pire

Bu kötü olacak ve en kötüsü de

C'est que j'vais réussir

Bunun için benden başka

À trouver un autre que moi

Suçlanacak birisini

À qui en vouloir pour ça.

Bulmayı başaracak olmamdır

Stop, ça y est, j'arrête de penser

Dur, buraya kadar, düşünmeyi bırakıyorum

J'vais courir, j'vais marcher.

Koşacağım, yürüyeceğim

Stop, aller, j'arrête d'me presser

Dur, yeter, acele etmekten vaz geçiyorum

J'vais courir, j'vais marcher

Koşacağım, yürüyeceğim

J'vais sourire

Gülümseyeceğim

Stop, ça y est, j'arrête de penser

Dur, buraya kadar, düşünmeyi bırakıyorum

J'vais courir, j'vais marcher.

Koşacağım, yürüyeceğim

Stop, aller, j'arrête d'me presser

Dur, yeter, acele etmekten vaz geçiyorum

J'vais courir, j'vais marcher

Koşacağım, yürüyeceğim

J'vais sourire, j'vais m'relever.

Gülümseyeceğim, ayağa kalkacağım

À côté de ça il y a le silence de mes amis

Bunun yanı sıra, dostlarımın sessizliği söz konusu

À qui j'ai renoncé par amour

Aşk uğruna vaz geçtiğim

Et qui me rappelle qu'aujourd'hui

Ve bugün bana dostumun da, onlar için

Je n'ai plus ni elle ni le temps pour

Zamanımın da olmadığını hatırlatan dostlar…

Ne serait-ce que les reconquérir

(Yapılması gereken) kalplerini yeniden kazanmak olmayacak mıydı

Et puis plus on vieilli moins on comprend

Ve sonra, yaşlandıkça etrafımızdaki insanları

Les gens qui nous entourent

Daha az anlıyoruz

Plus on vieilli moins on comprend, tout court

Yaşlandıkça daha az anlıyoruz, kısacası böyle

Alors y a l'amour des enfants

O zaman çocukların sevgisi var

Avec ça tu manques plus de rien

Çocuk sevgisiyle artık hiçbir şeyden mahrum kalmazsın

Moi j'les aime tellement justement

Ben çocukları çok severim, kesinlikle

J'ai tout le temps peur de pas faire bien

Her zaman hata yapmaktan korkarım

Faut dire qu'on parle des blessures

Bir babanın kötü bakışının neden olduğu

Faites par le regard d'un pere

Kalp yaralarından bahsedildiğini söylemek gerek

La moitié des gens malheureux sur cette Terre

Bu dünyadaki mutsuz insanların yarısı

Le sont de cette manière

Bu şekilde mutsuzdur

À quoi sert vraiment l'exigence ?

Titizlik gerçekten ne işe yarar ?

Pourquoi on souhaite être excellents ?

Neden mükemmel olmayı isteriz ?

Quand on voit dans quelle déshérence

Dahilerin çoğu zaman mirasçısız kalma

Se retrouvent les génies souvent…

Noktasında buluştuklarını gördüğümüz zaman…

Moi j'voudrais leur apprendre à être heureux avant d'être brillant

Ben onlara,çok zeki olmadan önce mutlu olmayı öğretmek istiyorum

J'voudrais leur apprendre à être heureux souvent, souvent

Ben onlara çoğu zaman mutlu olmayı öğretmek istiyorum

Mais c'que j'veux pour eux, c'que j'veux

Ama onlar için istediğim şey, istediğim şey

C'est bien moins important que c'que j'suis

Benim ne olduğumdan çok daha az önemli

Les gamins c'est "faites c'que j'fais"

Çocuklar, “benim yaptığımı yapın”

Pas "faites c'que j'veux" encore moins "faites c'que j'dis"

“Söylediğimi yapın” demek bir yana “istediğimi yapın” da demiyorum

Dans c'cas là là tant mieux pour la musique

Bu, bu durumda müzik harika

Tant mieux pour l'énergie, tant mieux pour les envies

Enerji harika, arzular harika

Et pour le reste…

Ve geri kalanı…

Pardon, tant pis

Af edersin, çok kötü

Pardon, tant pis

Af edersin, çok kötü

Pardon, tant pis

Af edersin, çok kötü

Pardon, tant pis

Af edersin, çok kötü

Stop, ça y est, j'arrête de penser

Dur, buraya kadar, düşünmeyi bırakıyorum

J'vais courir, j'vais marcher.

Koşacağım, yürüyeceğim

Stop, aller, j'arrête d'me presser

Dur, yeter, acele etmekten vaz geçiyorum

J'vais courir, j'vais marcher

Koşacağım, yürüyeceğim

J'vais sourire

Gülümseyeceğim

Stop, ça y est, j'arrête de penser

Dur, buraya kadar, düşünmeyi bırakıyorum

J'vais courir, j'vais marcher.

Koşacağım, yürüyeceğim

Stop, aller, j'arrête d'me penser

Dur, yeter, acele etmekten vaz geçiyorum

J'vais courir, j'vais marcher

Koşacağım, yürüyeceğim

J'vais sourire, j'vais m'relever.

Gülümseyeceğim, ayağa kalkacağım

Avancer, s'rassembler sans flancher

İlerlemek, pes etmeden bir araya gelmek

Enjamber le chantier des pensées

Birbirine karışmış gibi görünen

Qui semblaient emmêlées

Düşüncelerin alanından geçmek

J'm'y connais sans délais

Her zaman işimi bilirim

Mes soucis prenez-les et l'angoisse tenez-la bien

Dertlerimi alın ve üzüntümü alıkoyun

J'vais shooter dedans comme elle vient

Geldiği anda ateş edeceğim

Faut qu'je marche

Yürümem gerekiyor

Parce que j'comprends quand je marche,

Çünkü yürüdüğüm zaman anlıyorum

Faut qu'je marche

Yürümem gerekiyor

Parce que j'comprends quand je marche,

Çünkü yürüdüğüm zaman anlıyorum

Faut qu'je marche,

Yürümem gerekiyor

Parce que je pense quand je marche,

Çünkü yürüdüğüm zaman düşünüyorum

Parce que j'avance quand je marche,

Çünkü yürüdüğüm zaman ilerliyorum

Parce que je rêve quand je marche !

Çünkü yürüdüğüm zaman hayal kuruyorum

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!