Amish Paradise - Weird Al Yankovic
Çeviri ✍ Yildiz

Amish Paradise

Weird Al Yankovic
02 Jan 2015 3,607 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Yildiz

As I walk through the valley where I harvest my grain

- Tahılımı biçtiğim vadide yürürken

I take a look at my wife and realize shes very plain

- Karıma bir baktım ve çok çirkin olduğunu farkettim

But thats just perfect for an amish like me

- Ama bu benim gibi Amish'ler için mükemmel

You know I shun fancy things like electricity

- Biliyorsun ben elektrik gibi şeylerden sakınırım

At 4:30 in the morning Im milkin cows

- Sabah 4:30'da inekleri sağarım

Jebediah feeds the chickens and jacob plows... fool

- Jebediah tavukları besler ve Jacob sabanla tarla sürer... Budala

And Ive been milkin and plowin so long that even ezekiel thinks that my mind is gone

- Ve ben o kadar uzun süredir sağıyorum ve sabanla sürüyorum ki

Ezekiel bile aklımı kaybettiğimi düşünüyor

Im a man of the land, Im into discipline

- Ben tarla adamıyım, disiplinliyim

Got a Bible in my hand and a beard on my chin

- Elimde İncil'im ve çenemde sakalım var

But if I finish all of my chores and you finish thine

- Fakat günlük işlerimi bitirdiğimde ve sen seninkileri

Then tonight were gonna party like its 1699

- O zaman sanki 1699'muş gibi parti yapacağız

We been spending most our lives living in an amish paradise

- Ömrümüzün çoğunu Amish cennetinde yaşayarak geçirdik

Ive churned butter once or twice living in an amish paradise

- Ben bir veya iki kere tereyağı yaptım Amish cennetinde yaşarken

Its hard work and sacrifice living in an amish paradise

- Zor iş ve fedakarlıktır Amish cennetinde yaşıyor olmak

We sell quilts at a discount price living in an amish paradise

- Yorgan satıyoruz ve fiyatını hesaplıyoruz Amish cennetinde yaşarken

A local boy kicked me in the butt last week

- Buralı bir çocuk geçen hafta popoma vurdu

I just smiled at him and I turned the other cheek

- Ben ona sadece gülümsedim ve diğer aburtumu çevirdim

I really dont care, in fact I wish him well

- Gerçekten takmıyorum kafama, hatta iyi olmasını diliyorum

cause Ill be laughing my head off when hes burning in hell

- Çünkü ben gülmekten çatlıyor olacağım o cehennemde yanıyorken

But I aint never punched a tourist even if he deserved it

- Ama ben hiç bir turiste haketmiş olsa dahi vurmadım

An amish with a tude?

- Düşünceli bir Amish?

You know thats unheard of

- Bunun duyulmamış olduğunu biliyorsun

I never wear buttons but I got a cool hat

- Hiç buton takmıyorum ama havalı bir şapkam var

And my homies agree

- Ve arkadaşlarım bana katılıyorlar

I really look good in black... fool

- Siyah bana yakışıyor... Enayi

If you come to visit, youll be bored to tears

- Ziyarete gelirsen eğer çok sıkılacaksın

We havent even paid the phone bill in 300 years

- 300 yıldır telefon faturası bile ödemedik

But we aint really quaint, so please dont point and stare

- Ama biz antika değiliz, yani parmakla gösterme ve gözlerini dikme

Were just technologically impaired

- Biz sadece teknolojik açıdan zayıfız

Theres no phone, no lights, no motorcar

- Telefon yok, ışık yok, motorlu araba yok

Not a single luxury

- Bir tane lüx yok

Like robinson crueso

- Robinson Crueso misali

Its as primitive as can be

- Olabildiğince primitifiz

We been spending most our lives living in an amish paradise

- Ömrümüzün çoğunu Amish cennetinde yaşayarak geçirdik

Ive churned butter once or twice living in an amish paradise

- Ben bir veya iki kere tereyağı yaptım Amish cennetinde yaşarken

Its hard work and sacrifice living in an amish paradise

- Zor iş ve fedakarlıktır Amish cennetinde yaşıyor olmak

We sell quilts at a discount price living in an amish paradise

- Yorgan satıyoruz ve fiyatını hesaplıyoruz Amish cennetinde yaşarken

Hitchin up the buggy, churnin lots of butter

- İki tekerlekli arabayı çekiyorum, bir sürü tereyağı yapıyorum

Raised a barn on monday, soon Ill raise anutter

- Ahır yaptım Pazartesi günü, yakında bir başkasını yaparım

Think youre really righteous?

- Dürüst olduğunu mu düşünüyorsun?

Think youre pure in heart?

- Kalbin pak mı sanıyorsun?

Well, I know Im a million time as humble as thou art

- Biliyorum ki ben senden milyon kez daha mütevaziyim

Im the pious guy the little amlettes wanna be like

- Ben küçük Amlette'lerin olmak istediği gibi dindar bir adamım

On my knees day and night scorin points for the afterlife

- Sabah akşam dizlerimin üzerinde sonraki hayat için puan topluyorum

So dont be vain and dont be whiny

- Yani kibirli olma ve ağlamaklı da olma

Or else, my brother, I might have to get medieval on your heinie

- Yoksa kardeşim, ben makatına ortaçağcı davranabilirim

We been spending most our lives living in an amish paradise

- Ömrümüzün çoğunu Amish cennetinde yaşayarak geçirdik

Ive churned butter once or twice living in an amish paradise

- Ben bir veya iki kere tereyağı yaptım Amish cennetinde yaşarken

Its hard work and sacrifice living in an amish paradise

- Zor iş ve fedakarlıktır Amish cennetinde yaşıyor olmak

We sell quilts at a discount price living in an amish paradise

- Yorgan satıyoruz ve fiyatını hesaplıyoruz Amish cennetinde yaşarken

Ahh-ahh-ahh-ahh-ahh-ahh

Ahh-ahh-ahh-ahh-ahh-ahh-yecch!

Gönderen : Cenk

Çeviren: Yildiz

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!