Love Like Woe - The Ready Set
Çeviri

Love Like Woe

The Ready Set
17 Apr 2015 1,454 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

J-j-j-j R

whoa oh oh oh oh

whoa oh oh oh oh

I kinda feel like it dont make

Sanki onu yapmamış gibi hissediyorum

like-like-like it dont make

Sanki-sanki-sanki onu yapmamış gibi

feel like it dont make se-se-se-se-sense

Sanki fa-fa-fa-farkında değilim gibi

I'm thinking, baby, you and I are undeniable

Düşünüyorum, bebek, sen ve ben inkâr edilemeyiz

But I'm finding out loves unreliable

Ama ben aşkları güvenilmez buluyorum

I'm giving all I got just to make you stay

Sadece senin kalman için herşeyimi veriyorum

Or am I just a roadblock in your way?

Yoksa ben senin önünde bir engel miyim ?

Cause you're a pretty little windstorm out on the boulevard

Çünkü sen tıpkı bulvardaki bir fırtına gibisin

Something like a sunset, oh you're a shooting star

Tıpkı gün batımı gibi, yoksa sen kuyruklu yıldız mısın ?

And I might drive myself insane

Ve ben çılgınlaşabilirim

If those lips aren't speakin my name

Eğer o dudaklar benim adımı söylemiyorsa

Cause I got some intuition,

Çünkü benimde aynı sezgilerim var

or maybe Im superstitious

Veya ben hurafeye inanıyorum

But I think you're a pretty sweet pill

Ama bence sen hoş tatlı bir ilaçsın

that Im swallowing down

Benim yuttuğum

To counter this addiction

Bu bağımlılığı saymak için

you've got me on a mission

Benim ideallerimi yakaladın

Tell me darling, can I get a break somehow?

Söyle bana canım, bir fırsat alabilir miyim bir şekilde ?

How can I say no?

Nasıl hayır diyebilirim ?

Shes got a love like woe

Dert gibi bir aşkı var

(whoa oh oh oh)

Girls got a love like woe

Kızların dert gibi aşkları var

(whoa oh oh oh ba-da-da)

I kinda feel like it dont make sense

Bunun fark yaratmayacağını düşündüm

Because you're bringing me in

Çünkü sen bana hükmediyorsun

and now you're kicking me out again

Ve şimdi beni tekrar dışarı itiyorsun

Loved so strong, then you moved on

Çok güçlü sevdim, sonra sen gittin

Now I'm hung up in suspense,

Şimdi endişeyi askıya aldım

Because you're bringing me in

Çünkü sen bana hükmediyorsun

And then you're kicking me out again

Ve sonra beni tekrar dışarı itiyorsun tekrar

Its like a hurricane, speed train, shes a moving car

Tıpkı fırtına, hızlı tren, hareket eden araba gibi

Catch her in the fast lane, oh I gotta know,

Onu hızlı yolda yakaladım, bilmeliydim

Can I keep up with her pace?

Onun hızında kalabilir miyim ?

Kick it into gear when I see that face

O yüzü gördüğüm zaman onu eşyaların arasına ittim

You can take up all my time cause you're the only one

Benim bütün zamanımı alabilirsin çünkü sen teksin

That can make a storm cloud break

Bu fırtına dindirici bulut yapabilir

Pulling up the sun

Güneşi yukarı çeken

And I cant get caught in the rain

Ve ben yağmura yakalanmam

Can I get your lips to speak my name?

Dudaklarından benim ismimi duyabilir miyim ?

Cause I got some intuition,

Çünkü benimde aynı sezgilerim var

or maybe Im superstitious

Veya ben hurafeye inanıyorum

But I think you're a pretty sweet pill

Ama bence sen hoş tatlı bir ilaçsın

that Im swallowing down

Benim yuttuğum

To counter this addiction

Bu bağımlılığı saymak için

you've got me on a mission

Benim ideallerimi yakaladın

Tell me darling, can I get a break somehow?

Söyle bana canım, bir fırsat alabilir miyim bir şekilde ?

How can I say no?

Nasıl hayır diyebilirim ?

Shes got a love like woe

Dert gibi bir aşkı var

(whoa oh oh oh)

Girls got a love like woe

Kızların dert gibi aşkları var

(whoa oh oh oh ba-da-da)

I kinda feel like it dont make sense

Bunun fark yaratmayacağını düşündüm

Because you're bringing me in

Çünkü sen bana hükmediyorsun

and now you're kicking me out again

Ve şimdi beni tekrar dışarı itiyorsun

Loved so strong, then you moved on

Çok güçlü sevdim, sonra sen gittin

Now I'm hung up in suspense,

Şimdi endişeyi askıya aldım

Because you're bringing me in

Çünkü sen bana hükmediyorsun

And then you're kicking me out again

Ve sonra beni tekrar dışarı itiyorsun tekrar

Cause we only have one life

Çünkü sadece bir hayatımız var

The timing and the moment,

Zamanlama ve anlar

All seem so right

Hepsi doğru görünüyor

So would you say you're mine?

Benim olduğunu söyleyebilir misin ?

(We'll be just fine)

(Çok iyi olacağız)

Would you say you're mine?

Benim olduğunu söyleyebilir misin ?

(We'll be just fine)

(Çok iyi olacağız)

Shes got a love like woe

Dert gibi aşkı var

(whoa oh oh oh)

Girls got a love like woe

Kızların dert gibi aşkları var

(whoa oh oh oh ba-da-da)

I kinda feel like it dont make sense

Bunun fark yaratmayacağını düşündüm

Because you're bringing me in

Çünkü sen bana hükmediyorsun

and now you're kicking me out again

Ve şimdi beni tekrar dışarı itiyorsun

Loved so strong, then you moved on

Çok güçlü sevdim, sonra sen gittin

Now I'm hung up in suspense,

Şimdi endişeyi askıya aldım

Because you're bringing me in

Çünkü sen bana hükmediyorsun

And then you're kicking me out again

Ve sonra beni tekrar dışarı itiyorsun tekrar

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!