Business Suits And Combat Boots - The Agonist

Business Suits And Combat Boots

The Agonist
15 Apr 2015 1,145 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Ahmet Kadı

Does history guide you, or do you set out to change it?

Tarih sana yol gösterir mi yoksa tarihi değiştirmeye mi kalkışırsın?

Breach not broken

Sona erdirilmemiş bir ihlal

Fuck your...

Si.erim senin..

Skinned- alive designer wear

Canlı iskelet (gibi) modacı kıyafetini

Fashion shades and salon hair

Moda renklerini ve kuaför salonunu

Heels to help where nature failed

Tabiatın beceremediği yerde yardım eden ökçelerini

Artificial teeth and nails

Takma dişlerini ve tırnaklarını

The wasp's nest expands

Eşek arısının yuvası genişliyor(*)

(Beyaz protestan amerikalıların yeri yurdu genişliyor)

So clap your hands!

Bu nedenle alkışla !

It's her

Bu o kadın

The one black woman who's success you don't credit to Affirmative Action

Olumlu işlerine itibar etmediğin,başarılı olan tek zenci kadın

The way of the future is corporate sponsors raising your kids

Geleceğin tarzı,çocuklarınızı yetiştiren sponsor şirketlerdir

Maternal love is nothing compared to what $7 gives

7 dolar veren şeyle kıyaslanınca anne sevgisi hiçbir şeydir.

Put in, suck out plastic body parts

İçine koy,plastik vücut parçalarını somur

It's the ever-growing industry of cosmetic arts!

Bu,sürekli büyüyen kozmetik sanatlar endüstrisi

Bombarded with the idealized shots, dysmorphic

İdealleştirilen fotoğraflarla, dismorfik,(**)

Self-destructive plots

Kendine zarar veren planlarla bombardıman edilmiş..(bir kozmetik endüstrisi)

Physical flaws are a mental blank

Fiziksel kusurlar ruhsal bir boşluk (olarak görülüyor)

So pay your surgeons

Bu yüzden cerrahlarınıza para ödeyin

It’s your parents you should thank

Cerrahlar,teşekkür etmeniz gereken ebeveynlerinizdir

Koro:

These eyes are blind to several hundred left behind

Bu gözler,arkada bırakılan yüzlerce kişiye karşı kör

(Lest we forget again)

(Tekrar unutmayalım diye)

But the border is breached but not broken

Ama sınır ihlal edildi fakat yıkılmadı

Who tries to find the several hundred left behind ?

Geride bırakılan yüzlerce insanı kim bulmaya çalışır ?

When the border is breached but not broken?

Sınır ihlal edildiği ama yıkılmadığı zaman

Go-existing in a twisted society

Çarpık bir toplumda yaşamaya git

Where youth is a crime

Gençliğin bir suç olduğu ,

And wasteful sweat-shops expenditures are how luxury is defined

Ve lüksün,emeği sömüren mağzalardaki savurgan harcamalarla tanımlandığı yere..(git)

Now the KKK has found a new masquerade

Şimdi Ku Klux Klan yeni bir maskeli balo icat etti(***)

Fuck your self-proclaimed supremacy

S.kerim senin kendi kendine ilan ettiğin üstünlüğünü

You hide your face and your shame!

Yüzünü ve utancını gizliyorsun

Identify right and wrong when all fact is merely opinion

Bütün durumlar sadece bir fikir olunca doğruyu ve yanlışı tanımla

You cannot know the sweetness of victory without first dwelling in the agony of defeat

Önce, bozguna uğramanın acısıyla yaşamadan zaferin tadını bilemezsin

*Dipnot 1: wasp kelimesi eşek arısı anlamında ve aynı zamanda

Amerika’da beyaz protestan insanları tanımlayan bir kelimedir.

Bu kelime ile zenci düşmanı beyazlar kastediliyor

**Dipnot 2: Dismorfi:Vücuttaki ufacık bir kusuru takıntı haline getirip

Bundan psikolojik rahatsızlık duyma hastalığı

***Dipnot 3: Ku Klux Klan: Amerika’da zenci düşmanı,ırkçı örgüt

Tamamen beyaz kıyafetlerle yüzlerini saklayıp eylem yapmaları ile bilinirler.

Çeviren: Ahmet Kadı

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!