Respire - Mickey 3D
Çeviri

Respire

Mickey 3D
01 Jun 2015 1,395 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Approche-toi petit, écoute-moi gamin,

Yaklaş bakalım ufaklık,dinle yumurcak

Je vais te raconter l'histoire de l'être humain

Sana insanlığın tarihini anlatacağım

Au début y avait rien au début c'était bien

Başlangıçta hiçbir şey yoktu,durum iyiydi

La nature avançait y avait pas de chemin

Tabiat kendi yolunda ilerliyordu, yol yoktu

Puis l'homme a débarqué avec ses gros souliers

Sonra insanoğlu ortaya çıktı kocaman ayakkabılarıyla

Des coups d'pieds dans la gueule pour se faire respecter

Saygı görmek için yüze tekmeler attı

Des routes à sens unique il s'est mis à tracer

Tek yönlü yollar çizmeye başladı

Les flèches dans la plaine se sont multipliées

Ovadaki ok işaretleri çoğaldı

Et tous les éléments se sont vus maîtrisés

Ve bütün unsurların zapt edildiği görüldü

En 2 temps 3 mouvements l'histoire était pliée

Göz açıp kapayıncaya kadar tarih şekillendi

C'est pas demain la veille qu'on fera marche arrière

Geriye gideceğimiz günün arefesi yarın değil (yarından daha yakın)

On a même commencé à polluer le désert

Çölü bile kirletmeye başladık

Il faut que tu respires, et ça c'est rien de le dire

Nefes alman gerekiyor ve bunu söylemek hiçbir şey

Tu vas pas mourir de rire, et c'est pas rien de le dire

Gülmekten ölmeyeceksin, ve bunu söylemek bir şey değil

D'ici quelques années on aura bouffé la feuille

Günümüzden birkaç yıl sonra yaprakları yiyor olacağız

Et tes petits-enfants ils n'auront plus qu'un oeil

Ve torunlarının artık bir gözü olmayacak

En plein milieu du front ils te demanderont

Sana soracaklar : yüzünün tam ortasında

Pourquoi toi t'en as 2 tu passeras pour un con

Neden senin iki gözün var, aptal gibi görünüyorsun

Ils te diront comment t'as pu laisser faire ça

Sana diyecekler ki “bunun olmasına nasıl izin verebildin?”

T'auras beau te défendre leur expliquer tout bas

Alçak sesle onlara açıklayarak boş yere kendini savunacaksın

C'est pas ma faute à moi, c'est la faute aux anciens

Bu benim suçum değil, eski insanların suçu

Mais y aura plus personne pour te laver les mains

Ama artık ellerini yıkayacak kimse olmayacak

Tu leur raconteras l'époque où tu pouvais

Çayırlara uzanıp otlarda meyve yiyebildiğin

Manger des fruits dans l'herbe allongé dans les prés

Zamanları anlatacaksın onlara

Y avait des animaux partout dans la forêt,

Ormanın her yerinde hayvanlar vardı

Au début du printemps, les oiseaux revenaient

ilkbaharın başında kuşlar geri dönerlerdi

Il faut que tu respires, et ça c'est rien de le dire

Nefes alman gerekiyor ve bunu söylemek hiçbir şey

Tu vas pas mourir de rire, et c'est pas rien de le dire

Gülmekten ölmeyeceksin, ve bunu söylemek bir şey değil

Il faut que tu respires, c'est demain que tout empire

Nefes alman gerekiyor, yarın her şey kötüleşecek

Tu vas pas mourir de rire, et c'est pas rien de le dire

Gülmekten ölmeyeceksin, ve bunu söylemek bir şey değil

Le pire dans cette histoire c'est qu'on est des esclaves

Bu hikayedeki en kötü şey bizim tutsak olmamız

Quelque part assassin, ici bien incapable

Bir noktada katil olmamız …burada

De regarder les arbres sans se sentir coupable

Kendimizi suçlu hissetmeden ağaçlara bakamayız

A moitié défroqués, 100 pour cent misérables

Yarı yarıya dinden çıkmışız, yüde yüz acınacak haldeyiz

Alors voilà petit, l'histoire de l'être humain

O halde işte ufaklık, insanlığın hikayesi

C'est pas joli joli, et j'connais pas la fin

Güzel, güzel değil ve sonunu bilmiyorum

T'es pas né dans un chou mais plutôt dans un trou

Bir lahanada doğmadın ama daha ziyade her gün

Qu'on remplit tous les jours comme une fosse à purin

Foseptik çukuru gibi doldurduğumuz bir delikte doğdun

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!