Un Ange Dans Le Ciel - Kool Shen
Çeviri

Un Ange Dans Le Ciel

Kool Shen
17 Mar 2023 230 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

Chère Vivi, je t'écris cette lettre, plein de solitude,

Sevgili Vivi, sana bu mektubu yapayalnız bir halde yazıyorum

L'âme en peine, comme d'habitude

Her zamanki gibi ruhum acı içinde

Depuis que t'es partie

Sen gittiğinden beri

Depuis que t'es plus là

Artık burada olmadığından beri

C'est plus la même

Artık hiçbir şey aynı değil

J'ai perdu ma reine

Ben Kraliçemi kaybettim

Et d'un coup mon royaume tout entier s'est vidé

Ve bir anda benim krallığım büsbütün boşaldı

Mon visage aussi s'est ridé, mon coeur lui s'est bridé

Yüzüm de kırıştı, kalbime gem vuruldu

Un truc en moi ce matin-là s'est brisé

Bu sabah içimde bir şeyler kırıldı

Et même si je réponds "ça va, merci"

Ve “iyiyim, teşekkür ederim” diye cevap versem de

J'ai dans la bouche comme un mauvais goût d'inertie

Ağzımda,uyuşukluk gibi kötü bir tat var

J'essaye de le masquer mais c'est dur,

Bunu gizlemeye çalışıyorum ama zor

Vivi, je te jure ouais, putain c'est dur

Vivi,sana yemin ederim,lanet olsun bu zor

J'ai l'impression qu'il y a plus rien, j'ai peur en fait

Artık hiçbir şeyin kalmadığı izlenimi var bende,aslında korkuyorum

Depuis que tes yeux me regardent plus, il se passe plus rien

Gözlerin artık bana bakmadığından beri hiçbir şey olmuyor

J'ai plus même trop... je le sais ouais

Artık çok fazla bir şeyim de yok….bunu biliyorum evet

Et ça je le vis mal

Ve kötü bir şekilde yaşıyorum

J'enchaîne les merdes et t'es plus là au final

Rezillikleri bir araya topluyorum ve sonuçta artık burada değilsin

Il me reste quoi à moi à part des souvenirs, des tonnes de photos usées

Bir yığın yıpranmış resimlerden ve hatıralardan başka bana ne kalıyor

Et puis ton sourire trop longtemps figé

Ve çok uzun zamandır gülümseyişin cansız,donuk

Je peux plus, ou plus pareil

Artık yapamıyorum veya aynı şekilde değil

Alors chaque jour je me tue même un peu plus que la veille

O zaman her gün kendimi bir önceki günden bile daha fazla öldürüyorum

Et je tue le temps parfois mal,

Ve bazen kötü bir şekilde zamanımı öldürüyorum

De là-haut tu le sens, je le sais

Yukarıdan bunu hissediyorsun biliyorum

Mais tu me manques, bébé, tu me manques

Ama seni özlüyorum bebeğim, seni özlüyorum

(Nakarat)

Un ange dans le ciel

Gökyüzünde bir melek

Ouais, Seigneur, accueille un ange de plus

Evet Tanrım bir meleği daha karşıla

Un ange dans le ciel

Gökyüzünde bir melek

Vivi, je t'es dis pas "adieu" mais "à plus"

Vivi, sana “elveda” demiyorum “sonra görüşürüz” diyorum

Un ange dans le ciel

Gökyüzünde bir melek

Un ange de plus

Bir melek daha

Un ange dans le ciel

Gökyüzünde bir melek

Vivi, pour toi j'ai fais pleurer ma plume

Vivi, senin için kalemimi ağlattım

Toi et moi on a tout fait

Sen ve ben her şeyi yaptık

Toujours prête à me donner ton oxygène dans les moments où tu sentais que j'étouffais

Boğulduğumu hissettiğin anlarda bana oksijenini vermeye her zaman hazırdın

T'étais prête à tuer si on me touchait

Birisi bana dokunsa onu öldürmeye hazırdın

Prête à décrocher la lune même, si je la voulais

Eğer isteseydim bana gökten Ay’ı bile indirmeye hazırdın

On a grandi ensemble, construit ensemble

Birlikte büyüdük, hayatımızı birlikte kurduk

Traversé les pires moments

En kötü zamanları aştık

Vieillir ensemble, c'est ce qu'on voulait même si on était plus ensemble

Artık birlikte olmasak bile istediğimiz şey birlikte yaşlanmaktı

On s'en foutait, c'est ce qu'on visait

Bir şeyi umursamıyorduk, amaçladığımız buydu

Tu te rappelles, nos fous rires, nos premiers instants, ton sourire

Çılgınca gülmelerimizi, ilk anlarımızı, gülümseyişini, her şeyi

Les moments de silence qui voulaient tout dire ?

İfade eden sessizlik anlarını hatırlıyor musun ?

Et on pouvait se nourrir l'un de l'autre

Ve biz birbirimizden beslenebiliyorduk

Ouais, tellement j'étais toi, t'étais moi

Evet, öylesine ki ben sendim sen bendin

Et ça nos proches en étaient témoins

Ve yakınlarımız buna şahitti

T'étais ma vie, mon coeur et mon sang

Sen benim hayatım, yüreğim, kanımdın

T'étais mes tripes, mon moteur et mon sens à tout ça

Sen benim iç organlarım, motorum ve bütün bunların anlamıydın

Alors depuis je tue le temps, parfois mal

O halde bazen kötü bir şekilde vakit öldürdüğümden beri

Et de là-haut tu le sens, je le sais, bébé

Ve sen yukarıdan bunu hissediyorsun, biliyorum bebeğim

Mais tu me manques

Ama seni özlüyorum

(Nakarat)

Qu'est-ce que je peux dire de plus

Seni özleyen bir tek ben varım demekten başka

À part qu'il n'y a pas qu'à moi que tu manques ?

Daha fazla ne diyebilirim

C'est un gouffre que t'as laissé, Vivi

Geride bıraktığın şey bir uçurum, Vivi

Tu sais qu'aujourd'hui y a pas que mes nuits à moi que tu hantes ?

Biliyorsun, bugünlerde bir tek bana sık sık uğrağıdığın gecelerim var

Pour Fatou aussi y a plus d'été

Fatou için de artık yaz mevsimi yok

T'en fais pas, Vivi, non t'en fais pas

Kafana takma Vivi, hayır kafana takma

On va relever la tête

Başımızı tekrar kaldıracağız

Je sais que t'aurais voulu nous voir plus forts

Biliyorum ki bizi görmeyi çok güçlü bir şekilde isterdin

Alors on va faire ce qu'il faut pour s'en remettre

O zaman bunun üstesinden gelmek için gerekeni yapacağız

Bébé, t'inquiète

Bebeğim, endişe etme

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!