Moment Of Truth - FM Static

Moment Of Truth

FM Static
27 Feb 2015 1,112 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: ByKanser

Here we are, in the best years of our lives.

-işte buradayız, hayatlarımızın en iyi yıllarında

With no way of knowing,

-bilmenin bir yolu yok

When the wheel stop spinning

-tekerleğin dönmesi durduğunda

cause we don't know where we're going...

-çünkü nereye gittiğimizi bilmiyoruz

And here we are, on the best day of our lives.

-işte buradayız, hayatlarımızın en iyi gününde

And it's a go,

-ve bir deneme

Let's make it last,

-hadi onu en son yapalım

So cheers you all to that,

-tüm bu yaptıklarını alkışlayalım

'cause this moment's never comin' back

-çünkü bu anlar asla geri gelmeyecek

I used to know her brother,

-onun erkek kardeşini bilirdim

But I never knew I loved her,

-ama asla onu sevdiğimi bilmezdim

'till the day she laid her eyes on me.

-ta ki o gün onun(kızın) gözlerini bana bakarken yakalayıncaya kadar

Now I'm jumpin' up and down,

-şimdi hoplayıp zıplıyorum

She's the only one around,

-buradaki tek kişi o

And she means every little thing to me

-o(kız), bana her küçük şeyi ifade eder

I've got your picture in my wallet,

-cüzdanımda senin resmin var

and your phone number to call it,

-ve aramam için telefon numaran (var)

and I miss you more, Whenever I think about you,

-seni çok özlüyorum, her seni düşünüşümde.

I've got your mixed tape in my Walkman,

-walkman'imde senin karışık şarkı kasetin var

Been so long since we've been talkin'

-uzun zamandan beri konuşmaktayız

And in a few more days, we'll both hook up, forever and ever

-birkaç gün içinde, birlikte olacağız, sonsuza dek ve ebediyen

And here I am, on the West Coast of American

-işte burdayım, Amerikan'ın batı yakasında

and I've been tryin' to think for weeks of all the ways to ask you,

-sana sormak için haftalardır tüm yolları düşünmeye çalışmaktayım

And now I've brought you to the place,

-ve şimdi seni buraya getirdim

Where I've poured my heart out, a million times,

-milyonlarca kez sana kalbimdekileri döktüğüm yere,

For a million reasons,

-milyonlarca sebep olduğundan

To offer it to you

-sana teklif etmek için

I used to know her brother,

-onun erkek kardeşini bilirdim

But I never knew I loved her,

-ama asla onu sevdiğimi bilmezdim

'till the day she laid her eyes on me.

-ta ki o gün onun(kızın) gözlerini bana bakarken yakalayıncaya kadar

Now I'm jumpin' up and down,

-şimdi hoplayıp zıplıyorum

She's the only one around,

-buradaki tek kişi o

And she means every little thing to me

-her küçük şey bana onu hatırlatır

I've got your picture in my wallet,

-cüzdanımda senin resmin var

and your phone number to call it,

-ve aramam için telefon numaran (var)

and I miss you more, Whenever I think about you,

-seni çok özlüyorum, her seni düşünüşümde.

I've got your mixed tape in my Walkman,

-walkman'imde senin karışık şarkı kasetin var

Been so long since we've been talkin'

-uzun zamandan beri konuşmaktayız

And in a few more days, we'll both hook up, forever and ever

-birkaç gün içinde, birlikte olacağız, sonsuza dek ve ebediyen

Çeviren: ByKanser

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!