Love Dealer (feat. Justin Timberlake) - Esmee Denters

Love Dealer (feat. Justin Timberlake)

Esmee Denters
24 Feb 2015 1,804 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

(Intro) JT

Let’s go

Başlayalım

Baby I gotta have some more,

Biraz daha almalıyım bebeğim

(Turn the track up)

(Şarkıyı başlat)

What's it gonna take to get a score,

Skor yapmak ne kadar tutacak

(Turn the beat up)

(Tempoyu artır)

Got me like a fien banging on your door,

Beni kapını çalan bir iblise çevirdin

(I think I want some of that)

Sanırım bundan biraz istiyorum

Why don't you meet me on the floor?

Neden benimle sahnede buluşmuyorsun?

And then?

Ve sonra?

Step into my office won't you like to sample, a taste of my stuff

Ofisime gelsene, malzemelerimin tadından bir örnek ister miydin

(JT: yeah c'mon)

(JT: Evet, hadi)

I've got a million different flavors

Bir milyon farklı lezzetim var

all the boys say they can't get enough,

tüm erkekler doyamadıklarını söylüyor

Want some under your skin you're begging me for more,

Teninin altından biraz istiyorum, daha fazlası için yalvarıyorsun

You'll get addicted to this but baby you've been more,

Buna bağımlı olacaksın bebeğim ama daha fazlası oldun

Don't let these innocent eyes fool you

Bu masum bakışların seni kandırmasına izin verme

when I'm on the floor, the floor, the flor

ben sahnedeyken, sahnede, sahnedeyken

Cause I could be your dealer,

Çünkü senin tacirin olabilirdim

I can be your only friend when you meet her,

Onunla buluştuğunda tek arkadaşın ben olabilirim

I'll keep you coming back again,

Geri gelmeni sağlayacağım

You can call me anytime I can make you feel fine,

Beni her zaman arayabilirsin, iyi hissetmeni sağlayabilirim

You can tell my bag of tricks if you need a fix,

Düzelmeye ihtiyacın olduğunda benim sihirli çantamı anlatabilirsin

Then I'm a dealer, Hey!

O zaman ben bir tacirim, hey!

Love love dealer, Hey (check it out)

Aşk, aşk taciriyim, hey

All those other pushes they say

Diğer hepsi iteliyor, diyorlar ki

They got that good stuff that you already know

Senin zaten bildiğin güzel malları olduğunu,

(You already know what it is)

(sen onun ne olduğunu zaten biliyorsun)

That they can't do what I do - oh no,

Onların benim yaptığımı yapamadıklarını – oh hayır,

I'll take you places that you never thought you'd go,

Seni hiç gideceğini düşünmediğin yerlere götüreceğim

I can get you so high with the things I do,

Yaptığım şeylerle seni daha yukarı taşıyabilirim

You get a rush in your veins and we start to move,

Damarlarında bir coşku hissedersin ve harekete başlarız

Don't let these innocent eyes fool you when I'm on the floor, the floor, the floor,

Bu masum bakışların seni kandırmasına izin verme ben sahnedeyken

Cause I could be your dealer,

Çünkü senin tacirin olabilirdim

I can be your only friend when you meet her,

Onunla buluştuğunda tek arkadaşın ben olabilirim

I'll keep you coming back again,

Geri gelmeni sağlayacağım

You can call me anytime I can make you feel fine,

Beni her zaman arayabilirsin, iyi hissetmeni sağlayabilirim

You can tell my bag of tricks if you need a fix,

Düzelmeye ihtiyacın olduğunda benim sihirli çantamı anlatabilirsin

Then I'm a dealer, Hey!

O zaman ben bir tacirim, hey!

Love love dealer, Hey (check it out)

Aşk, aşk taciriyim, hey

You can call me anytime I can make you feel fine,

Beni her zaman arayabilirsin, iyi hissetmeni sağlayabilirim

You can tell my bag of tricks if you need a fix,

Düzelmeye ihtiyacın olduğunda benim sihirli çantamı anlatabilirsin

Then I'm a dealer, Hey!

O zaman ben bir tacirim, hey!

Love love dealer, Hey (check it out)

Aşk, aşk taciriyim, hey

Break It Down

Yık şunu

JT: Baby I gotta have some more,

Biraz daha almalıyım bebeğim

ED: As roll back and you feel dizzy,

Fiyatı düşür ve başın dönsün

JT: What's it gonna take to get a score,

Skor yapmak ne kadar tutacak

ED: Now you got me in your system.

Şimdi beni bünyene aldın

JT: Got me like a fien banging on your door,

Beni kapını tekmeleyen bir iblise çevirdin

ED: So now you know what you've been missing,

Şimdi neyin eksikliğini çektiğini artık biliyorsun

JT:Why don't you meet me on the floor?

Neden benimle sahnede buluşmuyorsun?

And then?

Ve sonra?

You'd don't gotta say that you like it,

Bunu sevdiğini söylemek zorunda değilsin

I can tell by the look in your eyes,

Gözlerindeki bakıştan anlayabilirim

Won't you give it a try, you'll be mine

Buna bir şans vermeyecek misin, benim olacaksın

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!