Skinny Genes - Eliza Doolittle
Çeviri

Skinny Genes

Eliza Doolittle
19 Feb 2015 1,587 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe

I really don’t your point of view

Gerçekten senin bakış açını sevmiyorum.

I know you’ll never change

Asla değişmeyeceğini biliyorum.

Stinging me with your attitude

Senin tutumun beni kaşındırıyor.

Ive got the mind to walk away

Çekip gidebilecek kadar aklım var.

I really dont your arrogance

Gerçekte kibirinden hoşlanıyorum.

Or your policies

Ya da politikalarından.

Youre ninety-nine percent an embarrassment

Sen 99 utandırıcısın.

With just one quality

Sadece tek bir özelliğinle.

[Chorus:]

I dont mind it when you [whistles]

Umurumda değil ne zaman

Brings out the best in me when you [whistles]

İçindeki en iyiyi ortaya getirir

Show your expertise

Sen uzmanlığını gösterirken

When the night always ends with a fight

Gece ne zaman kavgayla bitse

Im excited that you wind up next to me

Ben heyecanlanırım yanımda rüzgar gibi eseceğin için.

I it when you [whistles]

Hoşlanıyorum ne zaman

Can I have some please of that [whistles]

Biraz bundan alabilir miyim

Satisfy my needs

Memnun etmek benim ihtiyacım.

Sometimes I fake that I hate youmake up

Bazen sahte senden nefret ediyorum ve makyakjdan

So you wind up next to me

Bu yünden yanımda rüzgar gibi es.

I really dont your skinny jeans

Gerçekten dar jeanlerinden hoşlanmıyorum.

So take them off for me

Bu yüzden benim için çıkar onları.

Show me what youve got underneath

Altında neler olduğunu bana göster.

So we can do this properly

Düzgün yapabiliriz.

I really dont the way you smile

Gerçekten gülümsemeni sevmiyorum

When you think youre right

Ne zaman haklı olduğunu düşünsen

But I will forgive you, the yoke is in the middle

Ama seni affedeceğim, evlilik bağı ortada

And were chewing through the white

Ve biz beyazı dire çiğniyoruz

[Chorus:]

I dont mind it when you [whistles]

Umurumda değil ne zaman

Brings out the best in me when you [whistles]

İçindeki en iyiyi ortaya getirir

Show your expertise

Sen uzmanlığını gösterirken

When the night always ends with a fight

Gece ne zaman kavgayla bitse

Im excited that you wind up next to me

Ben heyecanlanırım yanımda rüzgar gibi eseceğin için.

I it when you [whistles]

Hoşlanıyorum ne zaman

Can I have some please of that [whistles]

Biraz bundan alabilir miyim

Satisfy my needs

Memnun etmek benim ihtiyacım.

Sometimes I fake that I hate youmake up

Bazen sahte senden nefret ediyorum ve makyakjdan

So you wind up next to me

Bu yünden yanımda rüzgar gibi es.

I dreamt that you were on a train

Senin trende olduğunu hayal ediyorum

And you were leaving, you were leaving

Ve sen ayrılıyorsun, sen ayrılıyorsun

You made me think of what Id miss

Neleri özlediğimi düşündürdün.

You were leavin, you were leavin

Sen gidiyordun, sen gidiyordun.

Gönderen : Eylül Dilan Balaban

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!