Things Can Only Get Better - D:Ream

Things Can Only Get Better

D:Ream
13 Jan 2015 1,194 görüntülenme 2 bugün

Sözler & Çeviri

Türkçe Çeviri

Orijinal Türkçe
Çeviren: Hülya Önkan

You can walk my path

Benim yolumdan yürüyebilirsin

You can wear my shoes

Benim ayakkabılarımı giyebilirsin

Let her talk like me

Bırak da benim gibi konuşsun

And be an angel too

Ve o da bir melek olsun

But maybe

Ama belki

You ain't never gonna feel this way

Asla bu şekilde hissetmeyeceksin

You ain't never gonna know me

Beni asla tanımayacaksın

But I know you

Ama ben seni tanıyorum

Teach you now that

Şimdi sana bunu öğretiyorum

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get, can only get

Sadece, sadece

They get on from here

Buradan ilerliyorlar

You know, I know that

Biliyorsun, biliyorum bunu

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

I sometimes lose myself in me

Bazen kendi içimde kayboluyorum

I lose track of time

Zaman hissimi kaybediyorum

And I can't see the woods for the trees

Ve detaylara takılmaktan büyük resmi göremiyorum

You set 'em alight, burning the bridges as you go

Yak onları, giderken köprüleri yok

I'm too weak to fight you

Seninle kavga etmek için fazla zayıfım

I got my personal health to deal with

İlgilenmem gereken kendi şahsi sağlığım

And you say

Ve diyorsun ki

Walk my path

Yolumdan yürü

Wear my shoes

Ayakkabılarımı giy

Talk like that

Bunun gibi konuş

I'll be an angel and

Bir melek olacağım ve

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get better

Sadece daha iyi olabilir

Now I've found you

Şimdi seni buldum

(That means me)

(bu da bana diyor ki)

(Will you teach me now)

(bana şimdi öğretecek misin)

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get better

Sadece daha iyi olabilir

Now I've found you

Şimdi seni buldum

And you and you

Ve seni ve seni

You show me prejudice and greed

Bana önyargı ve açgözlülük gösteriyorsun

And you show me how

Ve bana gösteriyorsun

I must learn to deal with this disease

bu hastalıkla nasıl başa çıkacağımı öğrenmem gerektiğini

I look at things now

Şimdi olaylara bakıyorum

In a different light than I did before

Daha önce baktığımdan farklı bir ışıkla

I found the cause

Sebebi buldum

And I think that you could be my cure

Ve sanırım sen benim ilacım olabilirsin

And you say

Ve diyorsun ki

Walk my path

Yolumdan yürü

Wear my shoes

Ayakkabılarımı giy

Talk like that

Bunun gibi konuş

I'll be an angel and

Bir melek olacağım ve

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get better

Sadece daha iyi olabilir

Now I've found you

Şimdi seni buldum

(That means me)

(bu da bana diyor ki)

(Will you teach me now)

(bana şimdi öğretecek misin)

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get better

Sadece daha iyi olabilir

Now I've found you

Şimdi seni buldum

Things can only get, can only get

Herşey sadece, sadece

Things can only get, can only get

Herşey sadece, sadece

Things can only get, things can only get

Herşey sadece, herşey sadece

Things can only get, can only get

Herşey sadece, sadece

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get better

sadece daha iyi olabilir

Now I've found you

şimdi seni buldum

(That means me)

(bu da demek oluyor ki)

(Will you teach me now)

(bana öğretecek misin şimdi)

Things can only get better

Herşey sadece daha iyi olabilir

Can only get better

sadece daha iyi olabilir

Now I've found you

şimdi seni buldum

Çeviren: Hülya Önkan

Yorumlar

0 Yorum

Yorum yapmak için giriş yap

Düşüncelerini paylaşmak için Google hesabınla giriş yap.

Giriş Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!